90’ların Kitabı’nı 111 kalem yazdı

1990’larda neler olmuştu? Hafızalarınızdan silinip giden, unutulmamak üzere tarihe geçen, hatıraları hâlâ çekmecelerde saklanan ne çok şey…

“90’lar Kitabı”, o yıllara bir gidiş-dönüş bileti. Yitik Ülke Yayınları’nın ikinci kuşak kitabı bu. İlki, “80’lerde Çocuk Olmak”tı; ülkenin sallantılı geçiş döneminin o yıllarda çocuk olanları nasıl etkilediğini okumuştuk.
Şimdi on yıl ileriye gidiyoruz; 1990’larda hayatı henüz algılamaya başlayan beyinlerde bu yıllar nasıl iz bırakmış onu görüyoruz. Kadir Aydemir’in hazırladığı kitapta 111 imza görüyoruz. Aralarında Gürgen Öz, Özge Mumcu, Özgür Özgülgün, Zeynep Altıok Akatlı, Sevinç Erbulak, Tanem Sivar ve Ferhat Uludere’nin de olduğu yazarların yaş ortalaması 30. Eğlence de var kitapta derin acılar da; kahkaha da boğaza oturuveren yumruklar da… “Aaa doğru ya öyle bir şey vardı”lar da, “Hey gidi günler hey” de…
“90’lar Kitabı”; Tamagochi bebekleri hatırlatacak mesela; ya da Teleon TV’yi, ICQ’yu, Tetris’i… Barış Manço, Kurt Cobain gibi “gidenler”i de okuyacaksınız; Umay Umay gibi “çekilenleri” de… İzmit depremi, Metin Göktepe’nin öldürülüşü, Irak’ın Kuveyt’i işgali, Madımak olayı da unutulmayanlardan. 90’lar neydi; ne oldu da Türkiye ve dünya bu kadar hızla değişti diye merak ediyorsanız, “90’lar Kitabı” 3 Ocak’ta raflarda.

KİTAPTAN:

Saddam ve sonun başlangıcı

“Tarih 3 Ağustos 1990, günlerden Cuma. Dün, dibimizdeki Saddam belası Kuveyt’i işgal etmişti.
– İsmail duydun mu, Saddam Kuveyt’i işgal etmiş.
– Niye etmiş lan?
– Niye mi?.. Ne bilim lan, etmiş işte. Oğlum CD diye bir şey çıkmış, lazerle okuyormuş müziği, kaset hiç eskimiyor yani.” (Barış Güven/ Saddam Kuveyt’i İşgal Etti)

Bir işkence ve ölüm

“Metin Göktepe, devletin verdiği sarı basın kartına sahip olmadığı için keyfi bir şekilde gözaltına alındı. İnsanların yaşama özgürlüğünü korumakla yükümlü olanlar, işkencede katlettiler Metin’i…
Metin benden iki yaş büyüktü, şimdi ben ondan 13 yaş büyüğüm. O hep güleç, genç ve ölümsüz bir adam olarak kaldı, benim saçıma sakalıma ak düştü.” (Alper Turgut/ İnadına Hepimiz Birer Metin’iz)

Cepten cebe merhaba!

“Belki hatırlarsınız; Türkiye’de ilk cep telefonu görüşmesi 1994 yılında dönemin başbakanı Tansu Çiller ile Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel arasında gerçekleşti. İyi ki Mesut Yılmaz ile Erdal İnönü arasında değildi, yoksa sonsuza dek sürebilirdi o konuşma…
Bir de cep telefonu aksesuvarları vardı tabii ki… Bir erkek için beldeki cep telefonu kılıfı baştan 1-0 yenik başlamaktır hayata.” (Birsen Tarhan/ “Çağrı Cihazından Cep Telefonuna Geçiş”)

MIRC macerası
“MIRC belki insan hayatı için değil ama Türk insanı için devrim niteliği taşır. Adını ‘mirç, mırç, me-i-re-çe, em-ay-ar-si’ gibi değişik kombinasyonlarda telaffuz eden bizlerin ASL ile tanışma faslını hatırlıyorum da, birçoğumuz için pek sancılıydı. Zamanla ASL’nin açılımını çözse de maceraları bununla bitmedi Türk erkeğinin. Age’e ‘yakın çağ’, sex’e ‘evet’, ‘location’a ‘Net Cafe’ ya da ‘Nerde istersen’ diye cevap vererek dünya çapındaki itibarımızı önemli ölçüde zedeledi bu grup.” (Burak Yağız Seçen/ Bakir Hevesler: Mırcinia)

Tetris salgını

“-T geliyor!
Normalde akşam işten gelmiş, pijamasını giymiş standart bir Türk babası evde bu şekilde bir çığlık atmaz. İşte bunu sağlayan o başlıktaki dikdörtgen aygıttır. Sizin dışınızda biri 10 dakika sesi açık bir şekilde oynadığında katil olabileceğiniz Tetris, elinize geçtiğinde yuvarlak hatları olan bir kadına sarılıyormuşsunuz hissiyatı verirdi.” (Güray Gürsel/ Tetris)

 

 

Reklamlar

Bir Yanıt bırak

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s