.

Sinema yazarı ve eleştrimeni Atilla Dorsay bu filme tek yıldız vermiş ve çok acımasız eleştride bulunmuş. “Yeni Türk sinemasının cilalı filmler geçidi devam ediyor” diye başlamış ve şöyle devam etmiş;

“…Kadroları, genç oyuncuları, sevişme sahneleri, yastık koyma ya da koymama (ne demekse) durumları gibi sanatsal öğelerle alabildiğine reklamı yapılıp pompalanan, ama sinemalara geldiğinde tüm kofluğu ortaya çıkan balon gibi sönen filmler serisi….”

Ve sonrasında Ertem Eğilmez’in komedi filmlerinden Arabesk filmine değinip, cafcaflı, hep vurucu lâflar etme ve kara mizah yaratma peşindeki çalışkan bir senaryo var… diyor. Devam ediyor: …”Ama senaryo gitgide narsist bir hal alıyor, seyircinin sağduyusu alabildiğine küçümseniyor….” (Sinemamızda Değişim Rüzgarları 2005-2010 – Remzi Kitabevi)

Günlük yaşantımızda Aşk, sevişme, seks, süregiden şeyler. Filmde de bu böyle.

“Eskişehir’de bir üniversitede edebiyat öğretmenliği yapmakta olan Orhan (Halit Ergenç), evlenmeyi plânladığı Ayşe’yle (Songül Öden) yollarını ayırıp İstanbul’a gelir, Oya (Cansu Dere) ile evlenir. Evliklerinin ilk günlerinde yaşadıkları kötü olaylar ile birlikte kendini zor bir aşk üçgeninin ortasında bulur. Bir yandan da yeni tanıştığı öğrencisi Seda (Ezgi Asaroğlu), Orhan’ı çıkılması güç bir yola sürüklemektedir. Üç kadın arasında kalan ve hayatı alt üst olan Orhan’ı zor günler bekler ”

Aşırıya kaçmayan ve hatta erotik bile denemeyecek sahneler gayet özenle seçilmiş ve çekilmiş; ışık, mekan ve sahnelerin başarılı olduğu filmin kurgusu da iyi. Aslında bir filmin eleştrisi çeşitli doneler ele alınarak yapılır. Oyunculuk ile beraber mekanın konuya uygun olması, ışık, dekor, sahne seçiminin ve kurgusunun iyi yapılmasıyla birlikte tabi ki senaryo ve yönetmenin başarısı göz önüne alınır. Seyirci bir filmi seyrederken bu unsurları gözönüne almaz, alamaz çünkü bu konuda bir bilgisi yoktur.

Filmde fizikleri mükemmel üç güzel kadın oyuncumuz Halit Ergenç gibi kendisini sinemada kanıtlamış olan oyuncunun karşısında güzel ve başarılı bir oyun sergilemişler. Oyuncu fiziklerinin mükemmelliğine ışık ve renk de eklenince ortaya başarılı bir film çıkmış. Eleştirmenimiz Sayın Atilla Dorsay siyah çerçeveli gözlüğünü çıkarıp, halkın gözüyle ve pembe gözlüğünü takarak film izlese, bu kadar acımasız bir eleşitriyi yapmazdı sanırım.

.

Sinemacı Amca
Yalçın Özgül

Reklamlar