Şenay Tanrıvermişana logo
senayt@windowslive.com

 

Geleceğe Dönüş, Forest Gump, Yeni Hayat gibi çok iyi hikayelerle haklı bir üne sahip yönetmen Robert Zemeckis yine incelikli bir işle ve özenle yaratılmış derinlikli bir karakterle karşımızda. Üstelik Denzel Washington’un kusursuz oyunculuğuyla hikaye daha da inandırıyor, sarıyor, sarsıyor. Alkolik bir pilotun alkolle mücadelesini ustalıkla hiç abartıya kaçmadan canlandıran Washington’un oyunculuğu şimdiden konuyla ilgili yaratılan en unutulmaz karakterlerden biri olarak ilan ediliyor. Gerçekten kolay kolay unutulacak türden bir karakter değil pilot Whip ve duyumsal tatlı bir etki yaratabilen oyuncu Denzel Washington’un bedeninde müthiş bir oyunculuk virtüözitesiyle rol iyice genişliyor.

Alkol ve uyuşturucuyla sabahlanan bir gecenin ardından uçurduğu uçağın tamamen kendi hatasının dışında düşmesi sonucu hem kurtardığı canlar nedeniyle kahraman ilan ediliyor hem de kanında çıkan alkol nedeniyle yargılanıyor. Alkolü bırakması ve iyi bir portre çizerek mahkemeden kurtulması gereken Whip’in mücadelesi başta kendisinin sandığı kadar kolay olmayacaktır. Bağımlılık konusunda son derece gerçekçi bir yaklaşımla alışageldiğimiz klişelerin dışında saf ve dengeli bir dram yaratılmış. Dolaysıyla gösterdiğinden çok ima ettiği karanlık, sıkıntılı, çıkışsız gibi duran bağımlılık sorununu mercek altına alırken seyirci bir şekilde filmin evrenine kayıyor, hissediyor, öğreniyor, heyecanlanıyor, üzülüyor. Kısacası Whip’e ait duygu ve düşünceler seyirciye ustalıkla ve uygun miktarda hissettiriliyor. Ne fazla ne de az! Dengeli, gerçekçi ve objektif olduğu izlenimi yaratan mesafesi alkolizmin adeta tanımını yapıyor.

Zemeckis karakteri yargılamadan tarafsız bir şahitlik yaparcasına sadece gösteriyormuş gibi anlatmayı tercih ediyor. Zaten kaybettiği eşi ve oğlundan sonra işi, itibarı ve özgürlüğünü de yitirmek üzere olan alkolik Whip’i trajik veya didaktik bir üslupla resmetmiyor. Böylece üstten bakan bir acıma duygusuyla sömürmeye çalışmadığından veya alkolün zararları, etkileri gibi öğretmenliğe soyunmadan olabildiğinde nesnel olmaya çalışıyor. Tabii tüm bunlar filmin artı hanelerine yazılırken, Zenneckis’in yaptığı kaliteli işler dizisine yeni bir tanesini daha katmasını sağlıyor. Ancak Zenneckis’in de Hollywood’un vermeye doğamadığı dinsel mesajları filmde sık sık, kulak tırmalayacak tonda ve tekrarda vermesi doğrusu zaman zaman dengeyi bozuyor. Olay örgüsünü zedeliyor ve hiç gereği yokken kafa karıştırıyor. Gerçi Whip inanç konusunda sessizce sorgulayan bir tutum sergiliyor fakat dindar pilot yardımcısı gibi karakterlerin adeta melek gibi gösterilmesi alttan alta aynı mesajları pompalıyor.

Sonuçta Denzel Washington’un bu rolle Oscar’a aday olacağına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Kendinden kaçmaya çalışan bir karakterin iç çatışmaları ve ruhsal gelgitlerinin bolca dinsel referanslarla verilmesinin dışında neredeyse kusursuz bir akışla ilerlemesi son derece keyifli bir seyir sunuyor. Üstelik yan karakterlerin hepsi birbirinden güçlü performanslarla anlatıya ciddi katkıda bulunuyorlar. Ahlakçı ve dinci Amerikan mitleri bu kadar göze sokulmadan ve altı sürekli çizilmeden verilseydi mükemmel bir dram kazanmış olacak sinema dünyası yine de farklı ve derin bir portre kazanıyor.

.

Şenay Tanrıvermiş

Reklamlar