Teoman / 20 Temmuz 2014 Konser

afis

Rock müziğin sevilen ismi Teoman, uzun bir aradan sonra ilk defa Harbiye Cemil Topuzlu Sahnesi’nde hayranlarıyla buluşacak.

Teoman uzun bir süreden sonra Harbiye Cemil Topuzlu Sahnesi’nde ilk defa seyircisiyle buluşmaya hazırlanıyor.

BKM Organizasyonu ve JoyTurk Radyo sponsorluğunda gerçekleşecek konserinde rock müziğin sevilen ismi yıllara meydan okuyan parçalarını yıldızların altında seslendirecek.

Geçmişten bugüne sevilen parçalarından oluşacak repertuvarı ve konuklarının keyifle şarkılara eşlik edeceği konser, 20 Temmuz akşamı Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde Teoman ile İstanbulluları buluşturacak.

 

 

Reklamlar

İstanbul Modern Çok Sesli

Türkiye’de Görsel Sanatlar ve Müzik

27 Haziran – 27 Kasım 2014

coksesli_716x244_1396_3545291

İstanbul Modern’in kuruluşunun 10. yılı kapsamında hazırlanan ‘‘Çok Sesli’’, Türkiye’de görsel ve işitsel sanatlar arasındaki etkileşimlere işaret etmeyi ve bu alandaki güncel üretimlerden bir seçki sunmayı hedefliyor.

Görsel sanatların ses ve müzik ile geçmişten günümüze kurduğu yakın bağı araştıran “Çok Sesli”, sanatçıların kişisel ve toplumsal süreçlerde müziğe duydukları özel ilgiyi yansıtıyor. Görsel ve işitsel olanı bir arada düşünen sanatçıların son dönem çalışmalarını sunan sergideki resim, heykel, video ve yerleştirmeler; ses ve müziği bir tema, kavram ya da sorunsal olarak görselleştiriyor veya farklı müzik ve ses biçimlerini bir metafor ya da ifade aracı olarak kullanıyor. Sergi, ses ve müziğin kültürel ve sosyopolitik bir aktarım olarak Türkiye’deki yerini ve çeşitli müzik akımlarının görsel sanat pratiklerindeki etkilerini anlamak için de bir kaynak niteliğinde.

Sergi salonunun girişinde yer alan ‘‘Repertuar’’ ise, Türkiye’de müzik ve görsel sanatların kesişme noktalarına ve geçmiş dönemlerdeki işbirliklerine dair bir araştırma alanı. Aynı zamanda, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminden 1980’li yıllara Türkiye’nin sosyokültürel tarihini görsel sanatlar ve müzik alanındaki yansımalarıyla inceleme yolunda bir girişim.

Sanatçılar: Nevin Aladağ, Fikret Atay, Semiha Berksoy, Hüseyin Çağlayan, Ergin Çavuşoğlu, Burhan Doğançay, Cevdet Erek, Borga Kantürk, Servet Koçyiğit, Füsun Onur, Ferhat Özgür, Sarkis, Erinç Seymen, Merve Şendil, Hale Tenger, Vahit Tuna, :mentalKLINIK

Küratörler: Çelenk Bafra, Levent Çalıkoğlu

‘‘Repertuar’’ araştırması: Birnur Temel, Yasemin Ülgen Saray

 

Black Box İstanbul

NTAyNjkxNj-blackbox-istanbul-adres (1)

Black Box Istanbul, Pozitif Arena çatısı altında projelendirilen yepyeni bir mekân. Bu ay kapılarını açıyor olması şehirdeki canlı müzik etkinliklerinin çıtasının yükselmesi adına büyük bir adım; haliyle biz de epey umutluyuz. Maslak’ta, UNIQ İstanbul kompleksi içinde yer alıyor Black Box Istanbul. Türkiye’de benzeri olmayan amplifike ses sistemine, 21 yeme-içme noktasına sahip, kapasitesi ise 5800 kişi (tribün + saha içi ayakta; tamamı oturmalı düzende ise 5000). Bizi ilgilendiren, Black Box Istanbul’da düzenlenecek konserler olsa da kurumsal etkinlikler, ödül törenleri, moda şovları ve TV programları için de uygun bir mekân.

Uzun lafın kısası: Maslak’ta teknik açıdan hayli iddialı, 5800 kişi kapasiteli nur topu gibi bir konser salonumuz oldu. Bu ayki Bob Dylan ve Pixies konserleri Black Box Istanbul’u teftiş etmek için biçilmiş kaftan, bizden söylemesi.

 

42. İstanbul Müzik Festivali Açılışı

bifoBorusan Istanbul Filarmoni Orkestrası
Gürer Aykal şef
Dorukhan Doruk viyolonsel
Borusan İstanbul Filarmoni Korosu

Ahmet Adnan Saygun

Bir Orman Masalı, Op. 17

Piotr Ilyich Tchaikovsky 
Rokoko Teması Üzerine Varyasyonlar, Op. 33

Felix Mendelssohn
Senfoni No.3, La minör, “İskoç”, Op. 56

Ara dahil 110′ sürer.

Konser öncesinde Gülsin Onay’a “Onur Ödülü” sunulacaktır.

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın sürekli orkestrasıdır.

42. İstanbul Müzik Festivali, şef Gürer Aykal yönetimindeki BİFO ve uluslararası yarışmalardan ödüllerle dönen başarılı genç viyolonselcimiz Dorukhan Doruk ile açılıyor. Orkestra eşliğinde ilk konserini 13 yaşında veren Doruk, yurt içindeki solo ve konçerto icralarının yanı sıra yurt dışında imza attığı başarılarla da adından övgüyle söz ettirdi. 2011’de Donizetti Klasik Müzik Ödüllerinde Yılın Çıkış Yapan Genç Müzisyeni seçilen, Antonio Janigro Viyolonsel Yarışması’nda birinciliğin yanı sıra beş ayrı özel ödüle layık görülen Doruk, Verbier ve Schleswig-Holstein gibi saygın festivallerde yer aldı. 2003 yılından bu yana İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın sürekli orkestrası olan, bugüne kadar fesival kapsamında Arvo Pärt, Giya Kancheli ve Fazıl Say’ın eserlerinin dünya prömiyerlerini gerçekleştiren BİFO, onursal şefi Gürer Aykal yönetiminde festivalin temasına gönderme yapan bir program ve tüm müzikseverlerin keşfetmekten mutluluk duyacağı genç viyolonselci Dorukhan Doruk ile İstanbul Müzik Festivali’nin açılış konserinde.

31 Mayıs Cumartesi, 19:00, Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi
bilet al

Konsere doğru 
18.45 Borusan Çocuk Korosu
19.00 Kokteyl
20.00 Ödül töreni ve konser

ERWIN OLAF / ANLATILMAYANIN GÜNCESİ

erwinERWIN OLAF

ANLATILMAYANIN GÜNCESİ
CHRONICLE OF THE UNTOLD

29 Nisan -15 Temmuz 2014

Erwin Olaf’ın sanatı, kolay belgeciliği reddeden gözden kaçan ve örtülü söylenmemişler üzerine kuruludur.

Olaf, sanatçı kimliğini ve markalaşan imzasını son derece stilize ve kurnaz bir şekilde görüntülerken sosyal konuları, tabuları ve burjuva klişeleri ele almaktır. Keskin estetik sezgisiyle Olaf, izleyiciyi bilinçle tasarlanmış ve gizlenmiş tematik alanının içine davet eder; oysa sonunda, onun sıradışı tarzının dramatik görsel ve duygusal etkisini teslim etmeyi asla kaçırmaz.

Olafçı bir yöntemle belirlediği konularını görsellik ve ışık tasarımıyla mükemmel bir kompozisyon içinde kurarak çağdaş yaşamın özünü yakalar.

CerModern, sanatçının son iki yılda ürettiği iki serisini Ankara’lı sanatseverlerle buluşturuyor. Berlin ve The Keyhole serilerini içerecek olan seçki, Olaf’ın kuramsal çizgisini sosyo-politik bir manevraya dönüştürüyor.

29 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında görülebilecek olan sergi, Hollanda Büyükelçiliği’nin katkılarıyla gerçekleştirilecektir.

 

Ziyaret Saatleri
Salı – Pazar 10.00 – 18.00
Perşembe 10.00 – 20.00
Pazartesi Kapalı

Güler Sanat “Art Market Budapest, Uluslararası Çağdaş Sanatlar Fuarı”nda

Güler Sanat Art Market Budapest, Uluslararası Çağdaş Sanatlar Fuarın da Türkiye’yi temsil ediyor

Güler Sanat, 28 Kasım – 1 Aralık 2013 tarihleri arasında düzenlenecek Art Market Budapest 2013, Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı’nda, Ahmet Güneştekin, Bubi ve Macar sanatçı Istvan Orosz’un çalışmalarını sanatseverlerle buluşturuyor.unnamed (2)

Ankara’nın son yıllarda gelişen sanat dünyasının yenilikçi galerilerinden Güler Sanat, bu yıl üçüncüsü düzenlenen “Art Market Budapest, Uluslararası Çağdaş Sanatlar Fuarı” nda

Türkiye’yi temsil ediyor. Galeri, Avrupa’nın ve dünyanın sanat nabzını tutan fuar süresince, Macaristan’ın dünyaya açılan sanat penceresi olarak kabul edilen Istvan Orosz’un, özgün üslubuyla dünya çapında farklı bir sanatçı kimliğine sahip Bubi’nin ve Kasım ayında NewYork Marlborough Gallery’de solo sergisini açmaya hazırlanan Ahmet Güneştekin’in çalışmalarını sanatseverlere tanıtacak.

Sanatseverler, Güler Sanat Galerisi’nin standında Ahmet Güneştekin’in “Güneşe Açılan Kapılar” adlı başyapıtının yanı sıra, çoğu ilk defa sergilenecek tuval ve heykellerini, Bubi’nin heykelleri ile “Kafes” serisinden çalışmalarını ve anamorfik üslubu çağdaş sanata uyarlayan öncü isim Macar Istvan Orosz’un çalışmalarını yakından görme fırsatı bulacak.

Istvan Orosz’un çalışmaları Aralık ayında Türkiye’de… Güler Sanat, fuarın ardından, Istvan Orosz’un eserlerini, Aralık ayı sonunda Ankara’da düzenleyeceği “Master of Deception” adlı sergi ile Türkiye’deki sanatseverlerle de bir araya getirecek. Sergide sanatçının, optik illüzyonları, var olmayan objeler ile çift anlamlı imgeleri kullandığı çalışmaları yer alacak.

Ayrıntılı bilgi için : Hande Yel – Grup 7 İletişim Danışmanlığı – 0212 292 13 13 / hyel@grup7.com.tr

2. Yeni Metin Yeni Tiyatro Festivali ‘Sınırlar’ı Zorluyor!

Türkiye’de bir ilk olan ve oyun yazarlığı üzerine odaklanan Yeni Metin Yeni Tiyatro Festivali’nin ikincisi bu yıl 20 Mayıs – 26 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşiyor.viewer

GalataPerform tarafından 2006 yılından beri düzenlenen “Yeni Metin Yeni Tiyatro” projesi kapsamında, ilk kez geçen sene başlayan Yeni Metin Yeni Tiyatro Festivali bu sene de yeni yazarların ilk oyunlarını tiyatro seyircileri ile buluşturuyor.

Çağdaş tiyatro yazınına ve yeni oyun yazım biçimlerine odaklanan, uluslararası ve yenilikçi bir proje olan Yeni Metin Yeni Tiyatro, 2006 yılından bugüne dek oyun okumaları ve oyun yazarlığı atölyeleri olarak iki ana eksen üzerinden ilerledi. Proje, yeni oyun metinlerinin nasıl bir reji, oyunculuk, dramaturji ve sahne tasarımı anlayışı içerdiğini tartışmaya açıyor.

Festivalin Teması ‘Sınırlar’

Geçen yıl ‘Felaket’ temasıyla gerçekleşen festivalin bu seneki teması ‘Sınırlar’ olarak belirlendi. 2012 yılının Aralık ayının başından itibaren, Yeşim Özsoy Gülan ve Ceren Ercan önderliğinde, Okan Urun, Sibel Arslan Yeşilay ve Doç.Dr.Beliz Güçbilmez’le oyun yazarlığı atölye çalışmalarına giren yeni yazarlar, İspanya’dan Paloma Pedrero ve İskoçya’dan Peter Arnott gibi yabancı yazarlarla da çalışma imkânı buldular.

Beş aylık atölye çalışmaları sürecinde ‘Sınırlar’ teması üzerine geliştirilen metinler arasından Yeni Metin Yeni Tiyatro ekibi 5 oyun seçti. Bu 5 oyun, 2.Yeni Metin Yeni Tiyatro Festivali kapsamında, okuma tiyatrosu ve sahnelenmiş okuma tiyatrosu olarak seyirciyle buluşuyor.

Genç Yazarlar Profesyonel Tiyatrocularla buluşuyor.

Festival kapsamında oyunları ilk kez seyirciyle buluşacak yazarların metinleri, profesyonel tiyatrocular tarafından sahneye taşınıyor. Sahnelenmiş okuma tiyatrosu olarak seyirci ile buluşacak Şenay Tanrıvermiş’in yazdığı “Dil” oyununu Yeşim Özsoy Gülan, Öznur Şahin’in yazdığı “When in Rome” adlı oyunu ise Belçika ve Türkiye’de öncü işlere imza atan Mesut Arslan yönetiyor. Festival’de ayrıca okuma tiyatrosu olarak sahnelenecek “Dam”, “HSKTR” ve “No:2/1” adlı oyunları Ayşe Lebriz Berkem, Beyti Engin ve Yusuf Demirkol yönetiyor. Festivale destek veren ve oyunları okuyan oyuncular arasında Tansu Biçer, Yeşim Ceren Bozoğlu, Emrah Eren, Emre Yetim, Bertan Dirikolu gibi isimlerin yanı sıra üniversitelerin oyunculuk bölümlerinden yeni oyuncular da var.

Tiyatroda “Sınır” Kavramı

Festival teması bağlamında gerçekleştirilecek “Tiyatro’da ‘Sınır’ Kavramı” üzerine olan söyleşi, 25 Mayıs Cumartesi saat 18:30’da Yeşim Özsoy Gülan moderasyonuyla Şahika Tekand, Engin Alkan ve Mesut Arslan’ın katılımıyla Falls in Galata’da gerçekleşecek.

Ricci/Forte İstanbul’da!

Festivalin bu seneki uluslararası konukları İtalyan yazar/yönetmenler Ricci/Forte. “Macadamia Nut Brittle”, “Grimmless”, “100% Furious”, “Abbastarduna”, “Pinter’s Anatomy” ve “Imitation of Death” oyunlarıyla uluslararası festivallerde İtalyan Çağdaş Tiyatrosu’nu temsil eden aykırı ikili için İtalyan basını “çağdaş tiyatronun ve modern sahnelemenin iki büyük ustası” diyor.

Oyunlarında gündelik gerçekleri işleyen Ricci/Forte, oyunlarındaki şiddeti ve cinsellik öğelerini soranlara “biz sadece her gün gördüğümüz gerçeği şiirsel bir dille anlatıyoruz” diyorlar.

2.Yeni Metin Yeni Tiyatro Festivali kapsamında ikilinin üç yıldır Avrupa’da biletleri yok satan “Macadamia Nut Brittle” oyunu “Yala ama Yutma” ve “re:fwd:die in good company” oyunlarıyla adlarından söz ettiren biriken disiplinler arası topluluk tarafından sahnelenmiş okuma tiyatrosu olarak sahneye taşınıyor. Oyun için IL SECOLO XIX “Büyüklerin korkularını anlatan bizim karanlık masalımız” diyor. Avrupa kültürünün, Amerikan ve global kültür karşısındaki çaresizliğini işleyen oyunun, ikilinin katılımıyla gerçekleşeceği okumasının ardından, Ricci/Forte’yle seyircilere açık bir söyleşi gerçekleştirilecek.

Ayrıca Festival kapsamında, 23 Mayıs’ta Kiki Sıraselviler’de Ricci/Forte’nin 2011 yılında sahneye koydukları ve Grimm masallarından yola çıkarak hazırladıkları “Grimmless” oyunu video gösterim olarak İstanbul’lularla buluşacak. Ricci/Forte, Grimm Kardeşlerin masallarından yola çıkarak karanlık bir masal dünyası yaratan “Grimmless” için, “sonu mutlu bitmeyen masallar” diyor. Gösterimin ardından Kiki Sıraselviler’in ev sahipliğinde bir after party gerçekleşecek.

Son olarak Ricci/Forte, Türk oyuncularla Ricci/Forte “Beneath the Roses” – “Güllerin Altında” isimli üç günlük bir oyunculuk atölyesi gerçekleştirecek. Sadece 20 katılımcıya açık olacak olan atölyede, oyuncuların fiziksel ve psikolojik sınırlarını zorlayacak bir çalışma gerçekleştirecekler.

Festival programı ve daha fazla bilgi için http://www.galataperform.com adresine başvurulabilir. Etkinlik biletleri mybilet.com adresinden veya 05302602524 no’lu telefondan rezervasyon yapılarak temin edilebilir.

FESTİVAL PROGRAMI

20 Mayıs Pazartesi
GalataPerform
20:30 İz & Söyleşi
*Oyun ardından oyunun yazarı Ahmet Sami Özbudak’la bir söyleşi gerçekleşecektir.

21 Mayıs Salı
*Salon IKSV
Sahnelenmiş Okuma Tiyatrosu
19:00 Dil (yön. Yeşim Özsoy Gülan)
20:30: When in Rome (yön. Mesut Arslan)
Oyun Yazarlarıyla Söyleşi
*Bu etkinliğin biletleri biletix ve Salon İKSV gişelerinden alınabilir.

22 Mayıs Çarşamba
GalataPerform
Okuma Tiyatrosu
19:00 Dam (yön. Ayşe Lebriz Berkem)
20:30 HSKTR (yön. Beyti Engin)
22:00 No:2/1 (yön. Yusuf Demirkol)

23 Mayıs Perşembe
Kiki Sıraselviler
Video Gösterimi & Parti
20:30 Kapı Açılış
21:30 “Grimmless” Video Gösterimi
23:00 After Party

24 Mayıs Cuma
GalataPerform
Sahnelenmiş Okuma Tiyatrosu
19:00 When in Rome (yön. Mesut Arslan)
20:30 Dil (yön. Yeşim Özsoy Gülan)

25 Mayıs Cumartesi
GalataPerform
Okuma Tiyatrosu
13:00 No:2/1 (yön. Yusuf Demirkol)
15:00 HSKTR (yön. Beyti Engin)
17:00 Dam (yön. Ayşe Lebriz Berkem)
Not: Her oyundan sonra yazarlarla söyleşi gerçekleşecektir.

Falls in Galata
Söyleşi
18:30 Tiyatroda “Sınır” Kavramı (Katılımcılar; Şahika Tekand, Mesut Arslan, Engin Alkan)

26 Mayıs Pazar
GalataPerform
14:00 – 17:30 Oyun-Yorum
Galata Hamursuz Fırını
Okuma Tiyatrosu
19:00 Macadamia Nut Brittle (yön: biriken; Okan Urun, Melis Tezkan)
Ricci/Forte Söyleşi (moderasyon; Melih Korukçu)

Ricci / Forte “Beneath the Roses” Oyunculuk Atölyesi
24 – 25 – 26 Mayıs
10:30 – 16:30
Galata Hamursuz Fırını

GalataPerform
http://www.galataperform.com
info@galataperform.com

Büyük Hendek Cad. No:21/1
Galata Kuledibi
Beyoğlu 34420 İstanbul
+902122439991
+905302602524

32. İSTANBUL FİLM FESTİVALİ BAŞLADI

 Sinema Sokağı Sanat logo

Şenay Tanrıvermiş
senayt@windowslive.com
Sinema Editörü

 

.
Sinema Sokağı adına gittiğim 32. İstanbul Film Festivali her açıdan ölçülü, keyifli ve başarılı bir geceydi. Gerçek sanatçılara özgü tevazu ve incelik davetlileri de kendine getiriyordu belki, en azından örnek oluyordu bazılarına. Örneğin tesadüfen yanımda oturan Melik Demirağ’ın tevazusu, sadeliği, güzelliği, sanatçı arkadaşlarını uzun uzun ve yürekten alkışlayışı etrafındaki koltuklara, en azından bana kuvvetlice sirayet etti. Gecenin sonunda Almodovar’ın hayal kırıklığına uğratan, bekleneni veremeyen filminden başka eleştirilecek önemli bir aksama ya da eksiklik yoktu.32. İstanbul Film Festivali

32. İstanbul Film Festivali’nin açılış töreni samimi, mütevazi, kendi içinde şık ve duygusal anların yaşandığı güzel bir törenle Lütfü Kırdar Uluslar arası Sergi ve Kongre Sarayı’nda yapıldı. Gecenin sunucusu başarılı oyuncu Mehmet Ali Alibora hassas, dengeli, ritmik yani profesyonel anons ve vurgularla geceyi tamamladı. Çok doğru bir isim işin altından sorumluluk bilinciyle ve oyuncu dinamiğiyle nasıl kalkılır gösterdi. Bu tip değerli organizasyonlar için manken ve estetik kaygılarla seçilen isimler yerine oyuncuların neden tercih edilmesi gerektiğini gösterirken kendini göstermedi bile.

Festival’e yeni tatlar ve pencereler açacak taptaze bölümler kısaca tanıtıldı. Biletleri şimdiden tükenen filmler ve genel bir tanıtım salondaki seyirci bıktırılmadan ancak eserler unutulmadan çabucak sunuldu. Emek Sinema’sının yılan hikayesine dönen acıklı serüvenine, sinemaseverlerin öfkeli tepkileri kolayca bitmeyen alkışlarla kendini gösterdi. Açılış konuşmasında, yıkılmasına karar verilen Emek Sineması’nın 28 yıllık tarihine gösterilmeyen saygı davetlilerce sahiplenildi, desteklendi.

Alabora’nın ”Emek Sineması, İstanbullular için büyük bir kayıptır” sözüne salonda açılan bir pankart eşlik etti. “Emek bizim, İstanbul bizim’’ pankartı salondakiler tarafından coşkuyla alkışlandı. Davetlilerin en az pankart açanlar kadar aynı ortak duyguyu paylaştıkları açıkça hissedildi. Sineması elinden alınan seyircinin haklı öfkesi, üzüntüsü ve tepkisi Alabora’nın usta manevrası sayesinde yeni anonslarla devam etti. Yoksa gece açılış gecesi olmaktan çıkacak ve Emek Sineması’nın haklı protesto gösterisine dönüşebilecek enerji patlamasına çok uygun bir atmosferdeydi.

Ödüllü oyuncu Patricia Arquette ve usta yönetmen Bille August da törene katılan ünlü isimler arasındaydı. Beyaz uzun elbisesiyle periler gibi sahne de uçuşan Selma Ergeç, festivalin Altın Lale Ulusal ve Uluslararası Yarışma filmleri ile Avrupa Konseyi Sinema Ödülü için yarışacak filmleri izleyicilere kısaca sundu. 13. İstanbul Bienali işbirliğiyle geliştirilen ”Ben Kentli – Vatandaş Değil Miyim? Barbarlık, Sivil Uyanış ve Şehir” başlıklı farklı bir bölüm oyuncu Nazan Kesal tarafından tanıtıldı.

Seyfi Teoman İlk Film Ödülü bölümünü Halit Ergenç dokunaklı bir tonla okurken genç yaşta kaybedilen yönetmen için salondan hüzünlü bir alkış yükseldi. Kaybettiğimiz değerli oyuncuların görüntüleri perde de göründükçe seyirci ortak geçmişine sahip çıkan duygu patlamasıyla her birini uzun uzun alkışlamaktan yorulmadı. Görüntü yönetmeni Aytekin Çakmakçı, senarist Ayşe Şasa’ya ve emektar oyuncu Lale Belkıs’da ödül alan diğer sinema sevdalıları arasındaydı. Lale Belkıs ödülünü her zaman yakışıklı ve zarif oyuncu Ediz Hun’dan alırken, oynadığı kötü kadın rollerinin arkasında ayakta durmaya çalışan, var olma mücadelesi veren kadın karakterler olduğunu gururla ifade etti ve yine alkış kıyamet tabii…

Törende Onur Ödülü’ne layık görülen sinema yüzlü büyük oyuncu Ahmet Mekin’in ödülünü ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ filminden bir sahne gösterildikten sonra Türkan Şoray sundu. Sinemanın Sultan’ı Mekin’e “Dev aktör Ahmet Mekin, bu ödülü fazlasıyla hak ettin’’ derken en az Mekin kadar heyecanlıydı. Birbirlerine yağdırdıkları övgülerde sonuna kadar haklı ve hakkı olduklarına seyirci de alkış yağmuruyla yürekten onay verdi.

Şimdi İstanbul’da 16 gün sürecek sinema şöleni başladı. Gerisi seyirciye kalıyor; ya seyirci kalıp bilet alacaklar ya seyirci kalmayıp kaçıracaklar. Bu kez seyirci kalmakta fayda var galiba, çünkü program çok şenlikli görünüyor.

.

  • Yüksek çözünürlüklü afişe üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz..

32. İstanbul Film Festivali

32. İstanbul Film Festivali

 

32. İstanbul Film Festivali, 29 Mart Cuma akşamı saat 20.30’da Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenecek bir açılış töreniyle başlıyor. Memet Ali Alabora’nın sunuculuğunu üstlendiği törende Türkiye sinemasının unutulmazlarından oyuncu Ahmet Mekin, oyuncu Lale Belkıs, senarist Ayşe Şasa ile görüntü yönetmeni Aytekin Çakmakçı’ya “Sinema Onur Ödülleri” takdim edilecek.

32. İstanbul Film Festivali, İspanyol yönetmen Pedro Almodovar’ın, başrollerini Carlos Areces, Raul Arevalo ve Javier Camara’nın paylaştığı, Penelope Cruz ile Antonio Banderas’ın da konuk oyuncu olarak yer aldığı son filmi ‘I’m So Excited’ (Aklımı Oynatacağım) gösterimiyle başlayacak..

.

  • Yüksek çözünürlüklü afişe üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz..