21. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali

10 – 17 Mayıs 2018 tarihleri arasında Ankaralı sinemaseverlerle buluşuyor..

21. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali

Süpürge, 21. yaşında Umut temasıyla yola çıkıyor. Umut filizlerini çoğaltmak için yaratıcı kısa filmler ve belgeseller 26 Mart 2018 olan son başvuru tarihine kadar festivale bekleniyor.

Uçan Süpürge, kurulduğu 1996 yılından bu yana Türkiye’de kadın örgütleri ve kadın hakları aktivistleri arasındaki iletişim, etkileşim ve diyaloğu arttırmayı amaçladı.

İletişim temelli bir kadın sivil toplum örgütü olarak iletişimin belki de en etkili yollarından biri olan sanatın yedinci dili sinemayı kadınlar arasında iletişimi güçlendirmek için bir yol olarak kullandı.

21 yıldır Türkiye’den, dünyanın her yerinden kadın yönetmenlerin kadın gözüyle çektikleri toplumsal cinsiyet temelli filmlere programında yer veren Uçan Süpürge, festival sırasında filmlerini gösterdiği kadın yönetmenlerle seyircileri buluşturdu..

.

Reklamlar

53. Cinema Audio Society ödülleri kazananı Aşıklar Şehri oldu.

564489

Sinema ve televizyon sektörünün en iyilerini belirleyen ödüllerde bu yılın kazananı festivallerin ve sinema salonlarının gözbebeği Aşıklar Şehri oldu. Orman Çocuğu filminin yönetmeni Jon Favreau da Yönetmen ödülüne layık görüldü.

İşte ödüllerin sahipleri;

En İyi Film : Aşıklar Şehri

En İyi Animasyon Film : Kayıp Balık Dori

En İyi Belgesel : The Music of Strangers: Yo-Yo Ma and The Silk Road Ensemble

Yönetmen Ödülü : Jon Favreau

Marmara İletişim 14. Kısa Film Festivali

31875715470_8826a5f4ae_m Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından 1994 yılından beri düzenlenen Kısa Film yarışması bu yıl festival halini alıyor.

Festivalde yarışma yanı sıra 26 Nisan – 03 Mayıs 2017 tarihleri arasında Hilmi Etikan ile Kısa Film Atölyesi ve Tür Olarak Kısa Film Paneli düzenlenecek.

Sinemanın kolektif bir çalışma ürünü olduğunu vurgulayarak farklı kategorilerde ödül vererek diğer film festivallerine öncülük etmiş olan kısa film yarışmasında bu yıl da En İyi Film, Senaryo, Görüntü Yönetmeni, Oyuncu, Özgün Müzik ve ayrıca Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerinin oylarıyla belirlenecek olan İzleyici Ödülü olmak üzere 6 farklı dalda ödül verilecek.

 

35. İstanbul Film Festivali Başlıyor!

iksv

“NTV Belgesel Kuşağı”, “Altın Lale Uluslararası Yarışma”, “Yıllara Meydan Okuyanlar”, “Sinemada İnsan Hakları”, “Dünya Festivallerinden” ve daha birçok bölümden filmlerin gösterileceği ilk seanslar festivali açacak. Festival, yarın saat 11.00’de Atlas Sineması’nda gösterilecek “NTV Belgesel Kuşağı” filmlerinden Hitchcock/Truffaut ile belgesel meraklıları için iddialı bir başlangıç yapıyor.

İnsanlığın yok olduğu bir gelecekte geçen minimalist bilim-kurgu filmi Fısıldayan Yıldız, festivalin “Mayınlı Bölge” bölümü kapsamında yarın 11.00’de Beyoğlu Sineması’nda gösterilecek. Festivalin Anadolu yakasındaki ev sahibi Rexx Sineması ise festivali saat 11.00’de başlayacak Ciro Guerra’nın yönettiği Yılanın Kucağında ile açacak.

Bol ödüllü Sığınak ile tanıdığımız Jeff Nichols’ın Berlin’de Altın Ayı için yarışan yeni filmi Midnight Special ise eş zamanlı olarak saat 21.30’da Fitaş Sinemaları Salon 4 ve Rexx Sineması Salon 1’de gösterilecek.

Bu yıl iz bırakan filmler sloganıyla sinemaseverleri selamlayacak festival programındaki dünyanın dört bir yanından gelen ve izleyicilerin uzun süre unutamayacağı yapımlar arasında yakın tarihli Alman filmleri de dikkat çekiyor. İstanbul Film Festivali, geçtiğimiz yıldan sonra bir kez daha Goethe-Institut ve German Films işbirliğinde günümüz Alman sinemasının en parlak örneklerini festival kapsamında sinemaseverlerle buluşturuyor.

Yarın yönetmen, yapımcı ya da oyuncu katılımıyla yapılacak film gösterimleri:

  • “Altın Lale Uluslararası Yarışma”da yer alan Belgica 19.00’da Atlas Sineması’nda filmin oyuncusu Tom Vermeir’in katılımıyla;
  • “Dünya Festivallerinden” bölümünde gösterilen Vicdanın Sesi 19.00’da Beyoğlu Sineması’nda filmin yönetmeni Vahid Jalilvand’ın 
  • “Sinema Onur Ödülleri” kapsamında gösterilen Kartal Tibet’in 1981 yapımı filmi Gırgıriye 21.30’da Beyoğlu Sineması’nda filmin oyuncularından Perran Kutman’ın 
  • Yılmaz Güney’in yazıp Zeki Ökten’in yönettiği 1978 yapımı filmi Sürü 21.30’da Feriye Sineması’nda filmin oyuncularından Melike Demirağ’ın katılımıyla gösterilecek.

24. Akbank Caz Festivali’nin Üç Büyük Konseri

sehir-caz-a-burunuyor--4768032

Festival programında öne çıkan üç önemli konserin biletleri Biletix’de satışa sunuldu..

Ağırladığı dünya çapında caz sanatçıları ve ev sahipliği yaptığı unutulmaz performanslarla sadece ülkemizde değil, uluslararası platformda da merakla beklenen Akbank Caz Festivali’nin bu seneki yıldız isimleri arasında Jamie Cullum, Christian McBride Trio ve Kenny Barron & Dave Holland yer alıyor.

Organizasyonu Pozitif Live tarafından gerçekleştirilen 24. Akbank Caz Festivali’nin yıldızlarından biri Jamie Cullum. Genç yaşında kariyerine sığdırdığı biri Grammy, ikisi Altın Küre olmak üzere sayısız ödülleri , dünyanın dört bir yanında verdiği konserlerdeki müthiş enerjisi ile izleyenleri kendisine hayran bırakan Jamie Cullum, Festival kapsamında 30 Ekim Perşembe günü Zorlu Center’da sahne alacak.

24. Akbank Caz Festivali’nin bir diğer konuğu ise kontrbas sanatçılarının günümüzdeki en önemli temsilcilerinden Grammy ödüllü Christian McBride. Ünlü sanatçı, piyanist Christian Sands ve Grammy ödüllü davul sanatçısı Ulysees Owens Jr ile çıkardıkları son albümü “Out Here” turnesi kapsamında 24 Ekim Cuma günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda caz tutkunlarıyla buluşacak.

Birçok kez Grammy ödülüne aday gösterilen, Dizzy Gillespie ve Miles Davis gibi caz tarihinin efsaneleri tarafından keşfedilen piyanist Kenny Barron ve kontrbascı Dave Holland ise 31 Ekim Cuma günü Zorlu Center’da Festival tutkunlarıyla bir araya gelecek.

.

24. AKBANK CAZ FESTİVALİ

  • Fragman :

Filmekimi Etkinlikler

FilmEkimi_2014_50x70_biletix-0113. Filmekimi’nde yalnızca göz alıcı filmler değil, bol eğlenceli partiler de var. Filmekimi’nin İstanbul gösterimlerinin ilk ve son günlerinde, Fil’m Hafızası işbirliğiyle gerçekleştirilecek iki parti sinemaseverleri bekliyor: “Filmekimi 216” ve “Filmekimi 212”.

Filmekimi 216

Gösterimlerin başladığı 11 Ekim’de düzenlenecek Filmekimi 216, Filmekimi’nin bu yıl ilk kez Kadıköy’e geçişini kutluyor. Sinefilleri Kadıköy’de Stereogun, Dunia, Liman Kahvesi, Trip ve Hera’da ağırlıyor.

Ücretsiz gerçekleştirilecek etkinliğin sürprizleri de var. Mekânların en az dördünden bardak altlıklarını toplayarak, 13. Filmekimi afişini tamamlayıp #filmekimi216 etiketiyle Instagram’da paylaşan ilk 20 kişi, Filmekimi 212 partisine davetiye kazanıyor!

Filmekimi 212
Gösterimlerin son günü olan 17 Ekim’de Asmalımescit Public House’da düzenlenecek Filmekimi 212 ise sinefillere muhabbet, müzik, dans ve sürprizler vaat ediyor.

21.30 kapı açılış
22:00 i-Can Çakır (warm-up)
00:00 DJ Tarkan

Biletler 25 TL (tam) ve 15 TL (öğrenci). Bilet almak için tıklayın.

Kelebeğin Rüyası’na Ödül

kelebeğin-rüyasıYılmaz Erdoğan imzalı film Durres Film Festivali’nden ödülle döndü.

Arnavutluk’un Dıraç kentide, bu yıl 7’ncisi düzenlenen Durres Film Festivali’nde farklı ülkelerden 200’e yakın film gösterildi.

Türk sinemasının ‘Kelebeğin Rüyası’, ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ ve ‘Devlerin Aşkı’ filmleriyle temsil edildiği festival jürisi, yönetmenliğini Yılmaz Erdoğan’ın yaptığı, başrollerini Kıvanç Tatlıtuğ ve Mert Fırat’ın paylaştığı 2013 yapımı filmi “Balkanlar’ın En İyi Filmi” Ödülü’ne layık gördü..

 

 

42. İstanbul Müzik Festivali Açılışı

bifoBorusan Istanbul Filarmoni Orkestrası
Gürer Aykal şef
Dorukhan Doruk viyolonsel
Borusan İstanbul Filarmoni Korosu

Ahmet Adnan Saygun

Bir Orman Masalı, Op. 17

Piotr Ilyich Tchaikovsky 
Rokoko Teması Üzerine Varyasyonlar, Op. 33

Felix Mendelssohn
Senfoni No.3, La minör, “İskoç”, Op. 56

Ara dahil 110′ sürer.

Konser öncesinde Gülsin Onay’a “Onur Ödülü” sunulacaktır.

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın sürekli orkestrasıdır.

42. İstanbul Müzik Festivali, şef Gürer Aykal yönetimindeki BİFO ve uluslararası yarışmalardan ödüllerle dönen başarılı genç viyolonselcimiz Dorukhan Doruk ile açılıyor. Orkestra eşliğinde ilk konserini 13 yaşında veren Doruk, yurt içindeki solo ve konçerto icralarının yanı sıra yurt dışında imza attığı başarılarla da adından övgüyle söz ettirdi. 2011’de Donizetti Klasik Müzik Ödüllerinde Yılın Çıkış Yapan Genç Müzisyeni seçilen, Antonio Janigro Viyolonsel Yarışması’nda birinciliğin yanı sıra beş ayrı özel ödüle layık görülen Doruk, Verbier ve Schleswig-Holstein gibi saygın festivallerde yer aldı. 2003 yılından bu yana İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın sürekli orkestrası olan, bugüne kadar fesival kapsamında Arvo Pärt, Giya Kancheli ve Fazıl Say’ın eserlerinin dünya prömiyerlerini gerçekleştiren BİFO, onursal şefi Gürer Aykal yönetiminde festivalin temasına gönderme yapan bir program ve tüm müzikseverlerin keşfetmekten mutluluk duyacağı genç viyolonselci Dorukhan Doruk ile İstanbul Müzik Festivali’nin açılış konserinde.

31 Mayıs Cumartesi, 19:00, Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi
bilet al

Konsere doğru 
18.45 Borusan Çocuk Korosu
19.00 Kokteyl
20.00 Ödül töreni ve konser

33. İstanbul Film Festivali

 

Yazar : Şenay Tanrıvermiş  
İletişim :
  senayt@windowslive.com

 

İstanbul’da 16 günlük sinema maratonu başladı ve festivalin açılışı her zamanki gibi renkli, duygulu ve mesaj dolu sahnelerle bolca alkışlandı. Festivalin sunuculuğunu Meltem Cumbul her zamanki zarif, güler yüzlü, ölçülü ve saygılı duruşuyla yaparken kenarda durmasını bilen starlardan olduğu için kendini bir kez daha sevdirdi.

Film_afis_2014_50x70Hiroşima Sevgilim’den girerek Alain Resnais’in güzel anısına selam edildi ve Tuncel Kurtiz beyazcam da görülünce alkış kıyamet koptu. Sesiyle ve görüntüsüyle festivali her zaman festivale dönüştüren efsane oyuncunun kaybı tüm salondakilerin yüreğinde güzel izler bırakmıştı besbelli. Uzun sürdü alkışların bitmesi…

Sonra “Sinema Onur Ödülleri” yıllar boyu emek vermiş 6 değerli isme sunuldu ve emekçi sinemacıların mütevazı, hakiki ve yorgun bakışları sözlerinden çok daha fazlasını söyledi. Tabii ki onlar sahneye sadece ödül almaya değil aynı zamanda ülke dertleriyle ilgili birkaç kelam etmeye de çıkmışlardı. Eh tabii sanatçı duruşu diye bir şey varsa kasılmakla, kabarmakla, gerinmekle olmuyor da sanki insan gibi düşünmekle, konuşmakla, meseleni anlatmakla oluyor galiba. Şüphesiz festivalin en anlamlı kısmını da bu ödül sunumları oluşturdu yine.

İlk Onur ödülü Umur Bugay’a sunuldu. Sanatçı yazın dünyasına kattıkları ve sinema da yarattığı unutulmaz filmler bu ödülden çok daha fazlasını çoktan hak etmişti elbette ve öyle güzel konuştu ki… Umur Bugay’da yasaklara, baskılara, sinema da sansüre ve bu zihniyetin karanlık güçlerine zehir zemberek sözler söyledi. İnternet yasağına varana kadar sıraladı ve konuşması kendi eserleri ve aldığı ödülle ilgili değil, içine sıkıştırılmaya çalışıldığımız cendereye isyan oldu ne yazık ki! Ülkemizde sanatçılar aldıkları ödülün tadını çıkarmak yerine, ortasında debelendiğimiz dertler için farkındalık yaratmaya çalışıp uyarmaya ve uyandırmaya çalıştılar bir kez daha. Tabii ki alkışlarla desteklendi ve alkışlarla dertleşildi adeta…

 

Ancak Bugay’ın ödülünü veren Meral Çetinkaya hiçbir şey söylemeden adeta tokat gibi indi, adeta festivale manşet attı, özetledi memleketin içler acısı acılarını. Üzerinde Berkin tişörtüyle Bugay’a ödülü takdim ederken herkesin yarasına parmak bastı ve Berkin aramızda ve bu salonda dedi anlayana/anlamayana. Aslında festival açılış programı NTV’den canlı yayınlandığı için Berkin’i salona ve TV ekranlarından milyonlarca eve sokmak, unutabilene yuh olsun ama hatırlatmak çok anlamlı, değerli ve yürekli bir andı.

Helal olsun Meral Çetinkaya’nın kaskatı sistemi delen yüreğine! İçimize su serpti, yalnız olmadığımızı ve evlat kayıplarının milyonların içinde gencecik hortlaklar olarak yaşadığını gösterdi. Hiç şüphe yok ki o tişört vicdanı ölmüş, insanlığı bitmiş insanlar için kabus oldu ve yüzsüzlüklerine kocaman bir çığlık attı… Sağ olsun, çok yaşasın Meral Çetinkaya ilaç oldu, merhem sürdü ve nefes oldu soluk alamayan milyonlara!

İşte böyle devam etti gece, yani yabancı ellerdeki gibi kimseler annesine, karısına, yapımcısına veya arkasındaki kocaman sanat destekçilerine teşekkür edemedi. Zaten sanatçılarımız bin bir bela, yasak, günah ve yoksulluk mücadelesi içinde pek destek filan görmemişti ki…

Ama her ödül alan ve sunan için ödülü asıl çok değerli kılan da zaten bu mücadelenin teveccüh görmesiydi. İşte o anlardan biri de Sevda Ferdağ’ın ödül almasıydı. Türkiye sinemasının neredeyse tüm usta yönetmenleriyle çalışan sessiz starın ödülünü alırken ki coşkusu, heyecanı ve samimiyeti direkt salondakilerin yüreğine değdi.

Hele bir de ödülü veren sanat dünyasının en incelikli, duyarlı kalemlerinden biri olunca tek cümleyle duygular şaha kalktı. Selim İleri’nin ödül sunumundaki küçücük konuşması Yeşilçam starlarının pek çok dramını özetlerken hem Yeşilçam savaşçıları hem de yazarın inceliği bir kez daha büyüledi. Herhalde asıl ödül Selim İleri’nin varlığıydı herkese…

Böylece 33. İstanbul Film Festivali, 20 Nisan’a kadar Beyoğlu Atlas, Beyoğlu Beyoğlu, Pera Müzesi, İstanbul Modern, Citylife City’s, Ortaköy Feriye ve Kadıköy Rexx olmak üzere 8 salonda izleyicilerle buluşmak üzere başladı.

Gidin, bir filmden çıkıp diğerine girin ve hepsine yetişmeye çalışın çünkü akla, fikre, vicdana çok iyi geliyor çok!

 

 

12. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali

.

.

Kadınlar tarafından, kadınlar için gerçekleştirilen, bağımsız “Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali” 12. kez sanatseverlerle buluşacak.