Son Durak 5

2009 yılında seriye heyecan katan 3D dopingiyle karşımıza çıkan 4. filmden 2 yıl sonra, ölümün peşlerini bırakmadığı yeni bir talihsiz grupla daha karşı karşıyayız. Özellikle serinin başındaki artık klasikleşmiş ölüm sahnesinden final ölümüne kadar 3D’nin tüm nimetlerinden doyasıya faydalanılmış olan Son Durak 5, “ölüm kaçınılmazsa zevk almaya bak” düsturuyla tadı sinemada çıkan filmler listesine ilk sıradan girmeyi hak ediyor. İsmiyle tezat oluşturacak biçimde her bölümden güçlenerek çıkan serinin 5. bölümü, tıpkı Testere gibi, serinin herhangi bir bölümüne aşina seyirci için katlanılabilir olmayı zorlanmadan başarsa da, kimileri için de sindirilmesi zor bir ‘gore’ şovuna dönüşebilir… Filmin 15+ yaş sınırı aldığını ekleyelim.

Azrail’in gençlerin peşinden koşturmasını izlediğimiz serinin 5. bölümü Avatar’ın da görsel efektlerini yapan Steven Quale’e emanet. James Cameron’la uzun dönem çalışmış ve Titanik (Titanic), Terminatör 2 (Terminator 2 : Judgement Day) gibi filmlerin görsel efektlerinde imzası olan Quale, bu ilk kişisel projesinde aynı zamanda 2010 yapımı Elm Sokağında Kâbus filminin de senaristi olan Eric Heisserer’le çalıştı.

‘Son Durak (Final Destination)’ serisinin beşinci filminde, en son televizyonlarda The Walking Dead ile seyrettiğimiz Emma Bell, ve Heroes’tan Nicholas D’agosto’nun yanı sıra serinin artık ikonu hâline gelmiş Tony Todd ve televizyon dizilerinden tanıdığımız Miles Fisher, Arlen Escarpeta, Jacqueline Macinnes-Wood, Courtney B. Vance ve David Koechner gibi isimler öne çıkıyor…

Filmin Konusu:

Ölüm, bu sefer bir grup iş arkadaşını şirket gezisinde yakalıyor. Sam (Nicholas D’Agosto) henüz otobüs seyahatleri devam ederken, içinde kendisinin, arkadaşlarının başına büyük bir felaket geleceğine dair bir öngörüyü hisseder. Yolları üzerindeki köprünün çöktüğünü gören Sam, en azından çevresindeki mesai arkadaşlarını, dostu Peter (Miles Fisher) ve sevgilisi Molly’yi (Emma Bell) ölümün elinden kurtarmaya çalışır. Fakat gelecekten bihabersiz talihsiz grubun hayatta kalması gerekmektedir, ölüme karşı olan savaş başlamıştır ve zaman da kendi aleyhlerine işlemektedir…

Reklamlar

Opera Festivali kapılarını açıyor

Geçtiğimiz sene ilki düzenlenen İstanbul Uluslararası Opera Festivali, 2. senesinde de zengin programıyla Temmuz ayında operayı izleyicileriyle buluşturuyor.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen, Türkiye’nin ilk ve tek opera festivali, bu sene 1- 21 Temmuz 2011 tarihlerinde İstanbul’un tarihi mekanlarında, 19 gösteri ile sanatseverlere unutulmaz anlar yaşatacak.

Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Antalya ve Samsun Devlet Opera ve Balesi yapımlarının yanı sıra Münih Gartnerplatztheater ve Badisches Staatstheater Karlsruhe gibi dünyanın en önemli ve prestijli sanat kurumları festivalde konuk topluluk olarak operanın en güzel örneklerini sahneleyecekler.

Operalar, Yıldız Sarayı, Topkapı Sarayı, Rumeli Hisarı, Aya İrini, Haliç Kongre Merkezi, Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahnelenecek.

Festivalin açılışı 1 Temmuz’da Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda, rejisörlüğünü Yekta Kara’nın yaptığı ve İstanbul Devlet Opera ve Balesinin sunduğu ”Fatih Sultan Mehmet” adlı opera ile yapılacak.

Sarıyer kültür sanat kenti olacak

.

Sarıyer’in kültür ve sanat konusunda daha da gelişmesi amacıyla Sinema Sokağı Sanat Platformu kuruluyor. Kültür ve sanatla uğraşan kişilerin bir çatı altında toplanması ve birlikte etkinlikler gerçekleştirmesi, Sarıyer’de yaşayanların sanatsal faaliyetlerden daha çok yararlanması,sanat ve kültür dünyası ile diğer sivil toplum örgütlerine üye kişilerin ortak noktalarda buluşması, yerel yöneticilerin kültürel ve sanatsal hizmetlere daha fazla destek vermesi için önerilerde bulunup, alternatifler sunulması ve işbirliği yapılması için oluşturulan Sinema Sokağı Sanat ‘nın kurucu yönetimi :

.

Barış Kekeç  ( Genel Yayın Yönetmeni )   Özgür Kekeç  ( Yayın Koordinatörü )

Yazarlar  : Mevlüt Ekinci , M.Beste Şermet , Emine Güney ,Yalcın Özgül ,
Sinem Koyun Muştu , Ufuk Uzun

Sinema Sokağı Sanat ‘nın amacı şu şekilde belirledik :

.

  • Sarıyer’de kültür ve sanatsal çalışmalara karşı toplumsal duyarlılığı arttırarak,kültür ve sanat varlıklarımızın korunma kültür ve sanat faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesinin sağlanması ile bu konuda çalışmalar yapan kişi ve kuruluşlara d estek sağlanması
  • Her türlü kültürel ve sanatsal konularda faaliyette bulunmak
  • Edebi söyleşiler, konferans, panel, seminer, kurs, eğitim çalışmaları düzenlemek
  • Resim, fotoğraf, şiir, el sanatları vb. sergiler açmak
  • Kültürel ve sanatsal içerikli yarışmalar düzenlemek
  • Sanatçıların sorunlarının çözümüne katkı sağlamak
  • Kültür, sanat, edebiyatla ilgili dergi, gazete, internet gazetesi, bülten yayınlamak, web sitesi kurmak
  • Sanat, edebiyat, siyaset, iş, ve sosyal yaşamda başarılı olan kişi ve kuruluşlara ödül vermek
  • Kültürel içerikli geziler düzenlemek olarak belirlendi.

.

Kurucuları tarafından yapılan ortak açıklamada, platforma, kültür ve sanatın her dalıyla uğraşan, bu tür faaliyetleri organize eden, izleyen ya da destekleyen herkesin üye olabileceği ifade edildi. Etkinlikler gerçekleştirilmesinde başta Sarıyer Belediyesi olmak üzere sivil toplum kuruluşları ve özel kuruluşlarla işbirliği yapıp, desteklerini almak isteriz…

.

Desteklerinden Dolayı Teşekkür Ediyoruz…

.

Fado’nun kralı ilk kez Türkiye’de

Fado'nun kralı ilk kez Türkiye'de

Portekiz halk müziği türü fadonun en iyi şarkıcılarından kabul edilen ve albümleri 6 milyonun üzerinde satan “Camane”, 29 Mayıs’ta İstanbul‘da konser verecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Portekiz’in önemli sanatçılarından olan “Camane”, Türkiye‘de ilk kez Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda sahne alacak.

8 yaşındayken fadoyu sevip söylemeye başlayan “Camane”, ilk albümünü 1995 yılında şarkıcı-yazar Jose Mario Branco’nun yapımcılığında gerçekleştirdi. “Camane”, ilkinden 3 yıl sonra “Na Linha da Vida” adlı albümünü çıkardı.

“Fadonun kraliçesi” Amalia Rodrigues‘ten sonra en iyi fado şarkıcısı kabul edilen ve “Fadonun Prensi” olarak anılan “Camane”nin, 29 Mayıs Pazar günü CRR’de vereceği konserin bilet fiyatları 15 ve 30 TL olarak CRR Konser Salonu gişesi ve Biletix‘te satışa çıktı.