Edis Tezel Kişisel Resim Sergisi

Edis Tezel

06 Mart – 22 Mart 2014/6 Mart – 22 Mart 2014
Açılış: Perşembe, Mart 6, 18:00

TÜRK RESMİNİN Kıymetli SANATÇILARINDAN EDİS TEZEL’İN SON DÖNEM RESİMLERİ 6 MART’TA GALERİ EKSEN’DE

Ressam Edis Tezel’in 24. kişisel sergisi Galeri Eksen’de, 6 Mart Perşembe a Kadar izlenebilecek ‘da açılacak 19.00 Saat 22 Mart cumartesi A.Ş.’ 18.00 Saat Günü …

Edis Tezel, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Şeref Akdik, Cemal Tollu, Bedri Rahmi Eyüboğlu Yıl Burslar Burslar Öğrenim gördükten SONRA ucu sergisini 1965’te İstanbul’da Açtı 4. atölyelerinde ettik. 1967-1968 yıllarında New York Sanat Öğrenci League’de Ponce de Leon’un gravür atölyesinde Calisti.

İstanbul, Ankara, Varsova, New York Gibi 23 kişisel sergi Açan sanatçı, Çeşitli karma sergilere de Katıldı şehirlerde. Hic bir akımda Yer Almayan sanatçı, Kendini ozgurce Ifade edebildiği yalın Bir yoldan IC VE DIS dünyasındakileri anlattı ettik VE. Birbirini izleyen dönemleri Içinde “Ahir Zaman, katmanlararasılık, bireyin çaresizliği, insanlaştırılmış doğa, ardındakiler şeylerin, anların peşpeşeliği …” sanatçının resminin kapsadıkları ARASINDA …

Galeri Eksen

Saat: 18.00
Açılış Kokteyli: 6 Mart 2014
Adres: Maçka Caddesi No: 29 Nişantaşı
Tel: 0212 219 08 50 www.galerieksen.com

Reklamlar

ALPTEKİN YÜKSEL Kişisel Resim Sergisi ‘Aynadan Düştüm’

Alptekin Yüksel

19 Şubat – 4 Mart 2014 , 19 February – 04 March, 2014
Açılış: Sunday, January 19th, 18:00

Çoğunlukla kültürel ve mimari yapıları deforme ederek, iç dünyasındaki görülemeyen İstanbul’a kendi portreleriyle ironik göndermeler yapan Alptekin Yüksel’in , ‘Aynadan Düştüm’ isimli sergisi 19 Şubat – 4 Mart ‘ ta Galeri Eksen’de izlenebilir.

İzleyicileri bir anlamda kendi iç dünyasına davet eder, onlarla ilişki kurar. Benlik kavramı karikatürize edilmiştir. Biçimlerin metafizik estetiği endişesiz fırça darbeleriyle olağan dışı kompozisyonlar olarak karşımıza çıkar.

Değişik zamanlardaki ruh haliyle çizilen eskizlerin zaman mekân ikilisiyle birlikteliği, düşsel yaratıları doğurur. Bu süreçte grafiksel tasarım araçları ve farklı disiplinler (illüstrasyonlar, karikatürler, kolâjlar, tipografi gibi öğeler) birbirinden değişik malzemelerle (eritme parfüm şişeleri, taşlar, ahşaplar, foto blok ve forexler) fikslenerek karşımıza çıkar.

Fotografik bakış eserlerde balıkgözünden deformasyonlarla kol kola girmişlerdir. Dış dünyanın karmaşasından kaçışı, iç dünyasıyla görünür kılmıştır. Görselliğe dönüşen iç sellikle fantastik işlerin peşinde koşmuştur.

1967 ‘de İstanbul’da doğdu.
U.Ü.E.F. Resim ana sanat dalından mezun oldu.
Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Grafik sanatlar dalında yüksek lisansını tamamladı.
Uzun bir süreçte, reklamcılık ve dekorasyon sektöründe profesyonelleşti.
Kişisel ve karma birçok sergiye katıldı.
Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul’daki atölyesinde sürdürmektedir.

Galeri Eksen
Açılış Kokteyl : 19 Şubat 2014 Saat: 18:00
Adres : Maçka Caddesi No:29 Nişantaşı
www.galerieksen.com

Sergiden Kesitler : 

Tanju Yağan ‘Hatırlama’ Kişisel Resim Sergisi

67977_10202933967696713_840852782_n

İnsan figürü ve insan figürünün günlük yaşam içinde aldığı hallere, İnsan figürünün var olma biçimlerine, bireyden sosyal insana giden sürece bir bakış ve konseptini içeren Tanju Yağan’ın ‘Hatırlama’ isimli, sergisi Galeri Eksen’de 17-27 Ocak 2013 tarihleri arasında gezilebilir.

Unutan insan!

‘İnsan’ kelimesi , ‘üns’ kökünden gelir. Üns-ünsiyet, yakınlık demektir. Bu yakınlık, kendi gibi olanlara yakınlaşma, uyuşma, hemcinsleriyle birlikte yaşama, ‘ehl’ olma ehli-leşme demektir. Bu anlamda ‘vahş’ olanın karşıtıdır. ‘Vahşi’ sadece yabanıl olan, ilkel olan tanınmayan değil, aynı zamanda da yalnız olandır da! Yalnızlık, ıssızlıktır da.

Resimlerimdeki toplu figürleri, bu yakınlaşmanın, sosyalleşmenin sembolü olarak görüyorum. Modern dünyanın ve o dünyaya ait her şeyin karşıtı bir sembol gibi.
Kutsallaştırılmış ‘birey’ ve o bireyin kurduğu dünya düzenine bir tepki. İnsanın sosyal yönüne yeniden bir bakış.
Tüketen, yok eden, birey hakları, insan hakları maskesi arkasında, aslında gittikçe yalnızlaşan, kendi hayatını ve insan doğasını daha da çıkmaza sokan, üns sahibi ünsiyet sahibi insanın durumuna bir tepki…

Uyuyan, uyuyarak bir şeyleri bekleyen insandan uyanık insana, sosyal insana bir geçiş süreci. Tekrardan etrafa bakmak, çevrede ve merkezde olan bitene bakmak, bir araya gelmek!

Ve unutmak!

Galeri Eksen
Açılış Kokteyl : 17 Ocak 2014 Saat: 18:00
Adres: Maçka Caddesi No:29 Nişantaşı
http://www.galerieksen.com

Sergiden Kesitler.. 

Göğüsleriyle Sanat Yapıyor!

Bu sanatçının Russell Brand ve Hugh Hefner gibi ünlü müşterileri var.

article-2531098-1A54D59000000578-602_634x423

Kaliforniyalı Marcey Hawk, sadece göğüslerini kullanarak tablo yapıyor. 2006 yılından bu yana internet üzerinden binlerce parça satan Hawk’ın bazı tabloları 500 dolarlık fiyat etiketi taşıyabiliyor.

Daily Mail’e verdiği röportajda Hawk, tuval üzerinde çalışırken kendisinin yarattığı farklı teknikler uygulamaya özen gösterdiğini belirtti. Hawk’ın özgün tablolarını alanlar arasında Russell Brand ve Hugh Hefner gibi ünlüler yer alıyor.

Russell Brand ve Hugh Hefner gibi ünlü müşterileri olan Kaliforniyalı Marcey Hawk, sadece göğüslerini kullanarak tablo yapıyor.

Kendisine verdiği takma ad “Meme Ressamı” (Boobie Painter) ile tanınan Hawk, D cup olan göğüslerini kullanarak erotik eserler yaratırken Jackson Pollock ve Vincent Van Gogh’dan ilham aldığını ifade etti. Sanatçı tüm satışlarının bir miktarını meme kanserine karşı mücadele eden bir vakıfa bağışlıyor.

7.Uluslararası Antalya Kum Festivali

Bu yıl yedincisi düzenlenen Antalya Kum heykel festivali başladı. Devasa boyutlarda kum heykeller farklı ülkelerden gelen heykeltraşlar tarafından kısa bir sürede yapıldı.74118

Lara Beach’te sergisi gerçekleşen bu etkinliği TC Kültür ve Turizm Bakanlığı, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Muratpaşa Belediyesi, Antalya Tanıtım Vakfı ve Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin de aralarında bulunduğu pek çok kurum desteklemektedir.

Her yıl farklı temalarla karşımıza çıkan festival bu senenin teması İmparatorluklar olarak belirlemiş. Cengiz Han, Napolyon, Sezar, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, Ulubatlı Hasan, Büyük İskender gibi önemli imparatorların kumdan heykellerini görmek mümkün. Bunun dışında çeşitli aktivite ve etkinliklerde düzenleniyor.

Ziyaretçiler özel olarak oluşturulan workshop alanında heykeltıraşlar eşliğinde bu ilginç sanatla tanışıp kendi eserlerini ortaya koyabiliyor.Sıcaktan bunalan ziyaretçiler için gece özel led aydınlatma sistemi ve müzik eşliğinde kum heykelleri görme imkanıda sağlanmış.Sergi 1 Mayıs tarihinde açıldı. Resmi açılış ise 1 Haziran tarihinde olucak.

Alarnetif sanatlar içinde en etkileyici olan kum heykel sanatını farklılığını hiçbir şeyin kalıcı olmadığı ve her şeyin bir gün yok olacağı felsefesinden alır.

190542_553374074685252_713673629_nuntitled571571_1

Etkinlik Global Design Art Works tarafından düzenlenmektedir..  http://www.gdaworks.com/

 

”Sizin Serginiz ” Mamut Art Project

Uğur Yılmazer

Sinema Sokağı Sanat logo

 

Uğur Yılmazer
ugurylmzr@gmail.com

.

Mamut Art Project genç sanatçıları bir araya getiriyor..

Bir sergi açmayı düşünüp açamadıysan  büyük bir fırsat Mamut Art Project’le geliyor.  Mamut Art Project genç sanatçılara hak ettikleri şansı tanıyabilmek için kolları sıvadı.black-ilan2-son

Mamut Art Project’e hedefini  sanat piyasasını ve çalışma koşullarını tanımadan bu dünyaya adım atan sanatçıların kariyerlerinde bir başlangıç noktası oluşturabilmek, öğrenci olma ve kendini kanıtlamış bir sanatçı olma arasında bir en iyi geçiş dönemini yaratabilmek olarak belirledi.

Mamut Art Project’e katılacak sanatçılar özel bir jüri heyeti tarafından değerlendirilip beğeninize sunulacaktır. Ali Akay, Nil Yalter, Mustafa Taviloğlu, Marcus Graf ve Sedat Öztürk tarafından oluşan bu heyecan verici jüri sergiye katılmaya hak kazanacak yaklaşık 40 sanatçıyı belirleyecek. Başvurular, 1 Nisan 2013 tarihine kadar devam edecek.
Sanatçılardan kira alınmayacak ve her birine yaklaşık 10 metrekare sunum alanı verilecek. 5 gün sürecek olan sergimizde sanatçılara eserlerini sergileyebilecekler.

Serginin özel gösterim gecesinde bir çok galeri sahibi, koleksiyoner ve küratör sergiye davet edilecek.

16 – 19 Mayıs 2013 tarihleri arasında Antrepo 3’e herkes davetli. Sergi  11:00 – 20:00 saatleri arasında ziyarete açık olacaktır. Mamut Art Project yurt dışında örnekleri olan “Affrodable Art” konsepti ile sanatseverlere uygun fiyatlara, özgün eser satın alma imkanı sağlanacak. Türkiye’de bu alanda düzenlenen ilk sergi  diyebiliriz. Başvurular, 1 Nisan 2013 tarihine kadar devam edecek.

.

.

”Monetin Bahçesine Joan Miro konuk oluyor”

Şenay Tanrıvermiş

 ana logo

 

Uğur Yılmazer
  ugurylmzr@gmail.com

joan

Sakıp Sabancı Müzesi İspanyol ressam Joan Miro’yu (1893-1983) ağırlamak için harekete geçti. Geride bıraktığımız 2012 yılında yaklaşık iki buçuk ay boyunca Monet’nin eserlerini ziyaretçiyle buluşturan Sabancı müzesi 2013 Şubat ayında benzer şekilde Miro sergisini açmayı planlıyor.

Joan Miro Ferra İspanyol Katalan ressam ayrıca heykeltraştır. Miro, “şiirleri resimleştiren, resimleri şiirleştiren sanatçı olarak” olarak da bilinir. Paris deki ilk dönemlerinde Fovizmin saf parlak renklerini Kübizmin şekilsel özellikleriyle ortaya koymuştur.Bunun yanı sıra erken dönem resimlerinde Cezanne, Van Gogh, Picasso, Mattisse isimlerin etkilerini de barındırmıştır.

la-lecon-de-skijoan-miro-1966            Joan%20Miro,%20The%20Tilled%20%20Field
Paris Artaud, Max Jacob, Tzara gibi isimlerle tanışınca kendisini sürrealist akımın içinde bulur. Artık formlar onun için bir son değildir. Bu yüzden Miro, 1925’de Sürrealistlerin ilk sergisine, bir çok imge ve deformasyona uğrayan şekilleri barındıran resimleriyle katılır.
Miro resimleri biraz Picasso , Dali ve Kandinsky resimlerini hatırlatsa da o çocuksu bakış açısını kaybetmemiştir. Resimlerini yüzlerde gülümseme oluşturan bir anlayışta ele almıştır.

Andre Breton onu şöyle anlatmıştır.
”Kişiliği bebeklik dönemine ait bir evrede duraklamış ve bu sayede kendisini tutarsızlıktan, sıkıcılıktan ve önemsiz hareketlerden korumuş, kendi kanıtlarına bilgece sınırlar koymuş biridir”

Joan%20Miro%206        JOAN%20MIRO%20FERRA%20(3)  dona-i-ocell-joan-miro-1982-barcelona

Ayrıca seramikçi, heykeltraş ve gravür sanatçısı olarak da bilinen Miro, döneminin edebiyatçılarıyla dostluk kurar. Rene Char, Jacques Prevert, Paul Eluard gibi yazın ustalarına esin veren ve birçok yazarın yapıtlarını resimler.

Joan Miro’nun baskı, resim ve heykellerinden oluşan sergisi 3 Mayıs-31 Ağustos 2008 tarihleri arasında Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde yapılmıştı.

rtrtre      Untitled-1

Çin Hazineleri

Uğur Yılmazer

Uğur Yılmazer
ana logo

  ugurylmzr@gmail.com

 

Topkapı Sarayı Müzesinde açılan Çin hazineleri sergisi  ziyaretçilerini bekliyor. 23 Şubat2013 tarihine kadar açık olacak. 2012 Türkiye’de Çin Kültür Yılı” etkinlikleri kapsamında Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde Dunhuang renkleri  sergisinden sonra Topkapı sarayı Çin’in UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alınan Çin’in “ölümsüz ordusundan bir kaç  Terracotta heykelli de bünyesinde barındırıyor.  Antik çağdan kalan  8 bin kişilik bu ordunun ilginç bir özelliği bu heykellerin birbirinden farklı karakterlere sahip oluşu. Bu heykeler gerçekten imparator Fo – Hi’nin ordusunun askerleri mi yoksa zanatkarların hayal ürünümü bu hala bilinemiyor.

Yer: Topkapı Sarayı Müzesi Has Ahırlar bölümü

DFSAFS

FDFSE

Bizim Ressamlarımız

Uğur Yılmazer

Uğur Yılmazer
ana logo

  ugurylmzr@gmail.com

 

Bir Ülke Değisirken – Tanzimattan Cumhuriyete Türk Resmi  baslığıyla, 2011 yılında açılan sergi. Türk resim sanatının önemli isimlerinin yer aldığı bu koleksiyon özel yapılan salonunda sürekli teşirde.Yaklaşık 100 eserin yer aldığı sergi ilkleri de bünyesinde barındırıyor.Osman Hamdi Bey imzalı Naile Hanım portresi, Türkiye’de ilk defa   Halil Paşa’nı Paris fuarı’nda 1889’da sergilenen ve Bronz Madalya ile ödüllendirilen Madam X adlı eseri de ilk kez ödül belgesi ile sergileniyor.Bu ressemların yanı sıra Fikret Mualla, Şehzade Abdülmecid Efendi, Süleyman Seyyid, İbrahim Çallı, Hüseyin Avni Lifij ve İzzet Ziya gibi isimlerde sergide yerini alımış.

Bu özel koleksiyon Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan modernleşme sürecini konu alıyor.Bu süreçte ki gelişmeler için öncelikle Osmanlı  batılılaşma döneminde resim eğitimi adına attığı adımları takip ederek başlamak gerek. Osmanlı dönemi  ilk resim dersleri Mühendishane-i Ber-i Hümayun’da daha sonra Mekteb-i Harbiye’de verildi.  19.yüzyılın ilk yarısında Avrupaya resim eğitimi için gönderilen öğrenciler daha sonra Asker ressamlar olarak anıldılar.Burada teknik resim, ışık gölge ve perspektif gibi alanlarla ilgili bilgilerini  geliştirirler.

Osmanlı ressamları özellikle Fransa da etkili olan gerçekçilik akımından etkilenmişlerdir. Bu dönem manzara resimlerinde Barbizon okulu ressamlarının esintilerini görülüyor. Birkaç isme değinecek olursak; Süleyman Seyyid ve Halil paşa da  Fransada aldıkları eğitim sonucu Sanay-i Nefise Mektebi’ne (Mimar sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) büyük katkıları olmuştur. Süleymen Seyyid   perspektif alanında kendini geliştirrmiş , Natürmort resimler yapmıştır. Halil paşa ise bu dönemin İlk izlenimci ressamı olarak bilinir. Aslında tam bir izlenimci olmamıştır öncü sayılır. Fırça vuruşlarıyla ışık etkilerini yakalamış fakat desen ve çizgiden vazgeçmemiştir.

Bu dönem resme büyük katkılarda bulunmuş olan son halife Abdül Mecid efendi resimlerini de burda görmek mümkün osman hamdıolucak. Osmanlı ressamlar cemiyetinin de onursal başkanlığını yapmıştır.Ayrıca Osman Hamdiden ders almıştır. Osman Hamdi bey ise İstanbul Arkeoloji müzesi ve Sanayi Nefise mektebinin kurucusu olması yanında  ilk figürlü resimleri de o yapmıştır.Oryantalist resmin etkisinde kalmış .Batının doğu kurgusunu , resimlerinde farklı olarak ele almış ve bunu akademik üslupta yapmıştır.Resimlerinde kurgulayarak  çeşitli kompozisyonlar oluşturur. Bunun için fotoğraflardan da yararlanmıştır.

Görüldüğü gibi her bir ressam farklı resim teknikleri geliştirmiştir. Böylece yeni gelişmeye başlayan Osmanlı Türk sanatının ilk izleri bırakmışlardır. Bu sanatçıların çoğu çeşitli sergiler açarakta halkın resim beğenisinin oluşmasına katkı sağlamışlardır.

ibrahim çallı

Cumhuriyet dönemi öncesi 1914 kuşağı; İbrahim  Çallı, Namık İsmail, Hüseyin Avni Lifij,Feyhaman Duran, Nazmi Ziya, Hikmet Onat gibi isimler Türk resmine yenilikler getirirler. Bu sanatçılar İstanbul manzara resimleri yanı sıra Cumhuriyet ideolojisine uygun resimlerde yaparlar.Cumhuriyetin ilanı ile birlikte, sanat ve sanatçıyı destekleyecek sivil kurumların bulunmaması nedeniyle sanat devlet himayesine girer. Görsel ideoloji kapsamında devlet kendi ilkelerinin yayılması amacıyla sanatı destekler. Bu dönem resimlerinde  içerik ilk planda yerini alır. Milli mücadele dönemi, kurtuluş savaşı gibi konuları işlenmeye başlanmıştır.Buna ek olarak  Cumhuriyetin ilanı ile birlikte resimlerde kadın imgesi öne çıkar. Biraz da oryantalizme tepki olarak, kadının modernleşmesi serüvenini bu resimlerde görebiliriz.

Sonraki dönemde 1914 kuşağı ressemlarının  öğrencilerinden oluşan Müstakil ressamlar birliği benzer konularda farklı üsluplar deneyerek , İstanbul dışında açtıkları sergilerle resim sanatının yaygınlaşmasına katkı sağlamıştır.

Halife Abdül Mecid  1868-1944

İbrahim Çallı   1882-1960

Şeker Ahmet Paşa 1841-1907

Halil Paşa 1852 1857

Süleyman Seyyid 1842-1913

Osman Hamdi 1842-1910

U.y

Tophane’den Çin’e yolculuk

Uğur Yılmazer

Uğur Yılmazer
ana logo

  ugurylmzr@gmail.com

 

                 “DUNHUANG’IN RENKLERİ: İpek Yoluna Açılan Büyülü Kapı”

Çin’in Dünya Kültür Mirasları listesindeki Dunhuang Mağaraları Sanatı Avrupada ilk defa sergilenecek.Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, China Arts & Entertainment Group ve Dunhuang Akademisi tarafından düzenlenen sergi , 1987 yılında UNESCO tarafından, Dünya Kültür Mirası listesine dahil edilerek, koruma altına alınmış olan Dunhuang mağaraları (Mogao Taş Mağaraları) sanat eserlerini anlatmayı amaçlıyor. Burada yer alan resim ve heykeller MSGSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde yeniden canlandırılacak. Bunun yanı sıra drama, dans ve akademik konferans gibi etkinlikler düzenlenecek.

Sergi, 15 Kasım 2012- 7 Ocak 2013 tarihleri arasında ziyarete açık olacaktır.

Kısaca Dunhuang;
Dunhuang , Gansu eyaletinin tarihi açıdan önemli bir şehridir. İmparator Han Hanedanı imparatoru Wu tarafından MÖ. 111 yılında kurulan ve kültür merkezi olan bu şehir, ayrıca ticaret yolu üzerinde yer almaktaydı. Yüzyıllar boyu rahipler topladıkları heykelleri Dunhuang’a getirmiş, yolu buradan geçen bir çok gezgin arkalarında duvar resimleri bırakmıştır.

Burada ki mağaraları Mogao Mağaraları adı altında toplayabiliriz. 366 yılında başlayan Mogao Mağaraları’nın sayısı, sonraki genişletilmelerle sürekli artıyordu. 7. yüzyılda hüküm süren Tang hanedanı döneminde ise Mogao’da Buda heykellerinin bulunduğu binden fazla mağara vardı. Bu nedenle Mogao Mağaraları, “Bin Buda Mağarası” da olarak adlandırılır.

Dunhuang Mogao Mağaraları’nın korunma çalışmalarına Çin hükümeti tarafından büyük önem veriliyor. Dünyanın dört yanından Mogao Mağaraları’nı ziyaret eden turistlerin sayısı giderek artıyor. Tarihi eserleri korumak için Çin hükümeti, Mogao Mağaraları’nın karşısındaki Sanwei Dağı eteğinde Dunhuang Sanat Eserleri Sergi Merkezi’ni kurdu. Burada ziyaretçiler için taklit mağaralar oluşturuldu.
Bazı mağaralar kapalı durumda. Duvar resimlerinin bu kültür mirası zarar görüleceği düşünülüyor. Bu bağlamda orjinallerine uygun sanal sergiler düzenleniyor. (Hong kong şehir üniversitesi etkileşimli görüntüleme ve şekillendirme uygulama araştırma ofisi, Dunhuang araştırma enstitüsü ve Hong kong dostları organizasyonu tarafından oluşturulan Hong kong Dunhuang dostları’nın yönetim kurulu başkanı Gabriel Yu tarafından desteklenen ‘’Saf Dünya: Dunhuang Mogao Mağaraları’na girelim sergisi burada açılmıştır. Burada gelişmiş sanal görüntüleme tekniklerini kullanarak, dijital görüntü ve ses efekleriyle üç boyutlu ortamda sergilendi.)
Bu mağaralar Budizm kitaplarının sakladığı mağara keşfedildiği dönemler yağmalanmıştır. İngiltere, Fransa, Rusya, Hindistan, Almanya, Danimarka, İsveç, Kore Cumhuriyeti, Finlandiya ve ABD’de Mogao tarihi eserleri bulunuyor. Bu ülkelerdeki eserlerin sayısı, tümünün üçte ikisini oluşturuyor.

Sergi 5 ana bölüm olarak düzenlenmesi düşünülüyor.

Bölüm I: Mekansal olarak Dunhuang

Dunhuang İpek yolu üzerinde 40 derece kuzey enlemiyle 92 derece doğu boylamında Çin ve Batı kültürlerinin kesiştiği stratejik bir noktadadır. İmparator Han Hanedanı imparatoru Wu tarafından MÖ. 111 yılında kurulan Dunhuang, çok kültürlü bir şehir olarak her zaman önemini korumuştur. Dunhuang mağaraları bölgede; Mogao mağaraları, Batı Bin Buda mağaraları, Yulin mağaraları, Doğu Bin Buda mağaraları ve Subei şehrindeki 812 mağaradan oluşan tüm mağaraları kapsar.

Bölüm II: 1000 Yıl Boyunca Dunhuang

Bu kısım farklı dönemlere ait sanat yapıtlarını sunarak Dunhuang’ın tarihsel değişim ve gelişimini anlatır. Dunhuang mağaraları sadece Çin kültürünü yansıtan bir sanat eseri değil; Yunan, Roma, Budist, Hinduist, Gandhara sanatları ve Orta Asya üslupları gibi Doğu ve Batı kültürlerinin birarada eridiği bir potadır. Sergi, Çinlilerle diğer halklar arasındaki toplumsal, politik, ekonomik, kültürel, bilimsel, teknolojik etkileşimleri göstermek açısından önem taşımaktadır.

Bölüm III: Buda’nın Nirvanası ve Tang Hanedanının Rüyası

Bu bölümde Orta-Tang hanedanlığına ait büyük Nirvana’ya Ulaşan Buda (Mogao mağaraları, 158 nolu mağara, batı duvarı) tasvir edilmektedir.

Bölüm IV: Harikulade Ustalık ve Özgün Görünüm

Bu bölümde farklı tarihsel dönemlere ait ve farklı üsluplara sahip dört Dunhuang mağarası canlandırılmaktadır.

Bölüm V: Etkileşimler

Bu bölümde, seyirciye Dunhuang sanatını daha iyi anlayabilmesi için eğitim kitapçıkları, sanat bulmacaları, fotografik görsel malzemeler, videolar, multimedia gösterileri gibi interaktif olanaklar sunulacaktır.

2012 Türkiye’de Çin yılı kapsamında Mimar Sinan Güzel Sanatlar üniversitesi çeşitli etkinlikler düzenlenecek.

Buradan etkinlik takvimine ulaşabilirsiniz. http://194.27.33.3/Tophane/content.aspx?id=300