Seyfi Teoman yaşamını yitirdi

.

İstanbul- 16 Nisan’da geçirdiği motorsiklet kazası sonrası beyin kanaması teşhisiyle Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yoğun bakımaalınan yeni Türkiye sinemasının gelecek vaat eden isimlerinden Seyfi Teoman, yaşam mücadelesini kaybetti.

Boğaziçi Üniversitesi’nin ardından Kieslowski’nin de mezun olduğu Polonya’daki ünlü Lodz Film Akademisi’nde yönetmenlik okuyan Teoman ’ın Barış Bıçakçı’nın romanından uyarladığı ‘Bizim Büyük Çaresizliğimiz’, geçen yıl Berlin Film Festivali’nin ana yarışma bölümüne seçilmişti.

Teoman ’ın ilk uzun metrajlı filmi ‘Tatil Kitabı’ da dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nin Forum bölümünde yapmış ve İstanbul Film Festivali’nde en iyi film seçilmişti. Teoman İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale kazanan Emin Alper’in yönettiği ‘Tepenin Ardı’ filminin yapımcılığını üstlenmişti.

.

.

.

Bk

Reklamlar

Davetli Yönetmene Yurtdışı Yasağı

Ünlü yönetmen Jafar Panahi’yi ev hapsinde tutan İran yönetimi, Altın Portakal’ın diğer davetlisi Mojtaba Mirtahmasb’a yurtdışına çıkma yasağı getirdi.

Antalya Büyükşehir BelediyesiAntalya Kültür Sanat Vakfı işbirliğiyle düzenlenen 48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne davet edilen Mojtaba Mirtahmasb, Tahran Havalimanı’nda beklemediği bir sürprizle karşılaştı.

5 Eylül Pazartesi günü eşi ve oğluyla Paris’e gitmek için havalimanına varan Mojtaba Mirtahmasb’ın yurtdışına çıkması engellendi; pasaportuna ve bilgisayarlarına el konuldu.

48. Festivalde özel gösterimi yapılacak “This Is Not A Film / In Film Nist – Bu Bir Film Değil” filmi için Jafar Panahi ile birlikte Antalya’ya davet edilen filmin diğer yönetmeni Mojtaba Mirtahmasb, 28 Eylül’de Fransa’da vizyona girecek olan filmin tanıtım çalışmaları için Paris’e gidecek; sonrasında filmin gösterileceği Toronto Film Festivali’ne katılacaktı.

Jafar Panahi’nin serbest bırakılması için girişimlerini sürdüren Altın Portakal yönetimi, İranlı yetkililerden Mojtaba Mirtahmasb için de özgürlük talebinde bulunacak.

Antalya Büyükşehir Belediyesi logo
Image via Wikipedia

Geleneksel konulara devrimci yorum

1971 yılında İran’ın Kerman Şehrinde doğan Mojtaba Mirtahmasb, Tahran Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde görsel sanat ve el sanatları üzerine lisans eğitimini tamamladı. Film yönetmenliği yanında belgeselci olarak da tanınan Mojtaba Mirtahmasb, İran’da, devrim sonrası kuşağın önde gelen yönetmenleri ve sanatçıları arasında kabul ediliyor.

1996 – 97 yıllarında yaptığı, dokuz seriden oluşan ve konularını İran’ın geleneksel sanatlarından alan ünlü belgeselleri, Mirtahmasb’a özgünlük kazandıran eserler olarak kabul ediliyor.

Koltukları boş bırakılacak

Antalya’da gösterilecek “This Is Not A Film / In Film Nist – Bu Bir Film Değil” adlı filmde, Panahi’nin hapiste geçirdiği günlerin öyküsü anlatılıyor. İran sinemasının şu andaki durumuna da ayna tutan filmde Panahi, Mojtaba Mirtahmasb’ı tutuklu bulunduğu evinde ağırlıyor; yapamadığı filmini anlatarak senaryosunu okuyor; ona “oyunculuk” yapıyor. Kısıtlı koşullarda, sınırlı olanaklarla çekilen film “flash disk”le yurtdışına çıkarılıp Cannes‘a ulaştırılıyor.

İranlı yetkililer izin vermez, Antalya’ya gelemezlerse, filmin gösteriminde ve ödül törenlerinde Panahi ve Mirtahmasb’a ayrılan koltuklar boş bırakılacak.

Yine yönetmen koltuğunda

Yine yönetmen koltuğundaBu yıl 68’incisi düzenlenen Venedik Film Festivali’nin açılışında, yönetmenliğini ABD’li aktör George Clooney’nin yaptığı “The Ides of March” isimli film gösterilecek.

Bir başkan adayı vali ile bir iletişim uzmanının hikayesini anlatan “The Ides of March”, bu gösterimle aynı zamanda ilk kez seyirciyle buluşacak.

31 Ağustos-10 Eylül’de gerçekleştirilecek ve sinema dünyasının prestijli festivallerinden biri olan Venedik Film Festivali’nin jüri başkanlığını, festivalin geçen yılki açılış filmi “Siyah Kuğu”nun yönetmeni Darren Aronofsky yapacak.

Festivalde, geçen yıl en iyi film ödülü altın aslanı, Sofia Coppola’nın yönettiği “Somewhere” kazanırken, Seren Yüce’nin yönetmenliğini yaptığı “Çoğunluk” filmi de geleceğin aslanı ödülüne layık görülmüştü.

6. Kauno Altın Aslan Türk Filmleri Festivali

Gelecek nesillere kalıcı ve anlamlı bir şeyler bırakmanın en iyi yolunun sanat olduğunu düşünen derneğimiz bunu sağlamanın ve geniş kitlelere ulaşabilmenin sinema ve festivaller aracılığı ile gerçekleşeceğine inanıyor.

Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden birisi olan Köyceğiz, gerek coğrafi konumu gerekse barındırdığı tarih, çevre ve turizm zenginlikleriyle yurtiçi ve yurtdışında bir cazibe merkezi olarak değerlendirilmekte ve her yıl yerli yabancı çok sayıda ziyaretçisini ağırlamaktadır. Bu nedenle, Köyceğiz’de düzenlenen kültür sanat etkinlikleri Türkiye’nin tanıtımında etkin bir rol oynamakta, kültür ve sanat dünyamıza hareketlilik ve üretkenlik kazandırmakta…

Bu etkinlik vesilesiyle, sektör içerisinde bir devinim yaratılması ve yurtiçinden sinema sanatına gönül vermiş sanatçılar ile sinemaseverleri bir araya getirerek nitelikli filmleri izleme imkânının sunulması amaçlanmaktadır…

Continue reading “6. Kauno Altın Aslan Türk Filmleri Festivali”

Mardin’de Bir Deneyim Kültürü

6. SİNEMARDİN ULUSLARARASI MARDİN FİLM FESTİVALİ HAZIRLIKLARI DEVAM EDİYOR.

Bu seneki teması ‘Otorite’ olan Türkiye’nin senaryo ağırlıklı tek film festivali SineMardin 24-30 Haziran 2011 tarihleri arasında Mardin ve Erbil’de sinemaseverlerle buluşacak.

..

24-30 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek olan 6. SineMardin Uluslararası Mardin Film Festivali’nin en büyük özelliği ise programına bir film festivalini davet ediyor olması. 2.El Film Festivali, kısa film arşivini SineMardin’e açarak kurumsal isbirlikteligini önümüzdeki yıllarda daha ileriye götürecek bir süreci başlatacak. Aynı zamanda, ülkemizde film festivallerinin yapısal ve etik sorunlarının dile getirileceği bir basın toplantısıyla duyurulacak olan bu işbirlikteliği bir film festivalleri birliği oluşturulması gerekliliğini bir kez kez daha vurgulayacak.

. Continue reading “Mardin’de Bir Deneyim Kültürü”

Ödül şansı var ama Altın Palmiye zor…

64. Cannes Festivali’nde önceki gün gösterilen iki filmin ardından gözler jüriye çevrildi. Bu gece Palmiyeler sahiplerini bulacak. Öncelikle şunu söylemeliyim, uzun yıllardır ilk kez tahmin yürütmek bu kadar zor. Bunun nedeni, yarışma programına seçilen filmlerin düzeyinin oldukça yüksek olması. Bütün filmleri izledikten sonra, ödül listesine girebilecek en az 7-8 film üzerinde konuşuyoruz. Oysa, geçen yıllarda en çok 3 filmin adı geçerdi tahmin listelerinde.SSSV
Dünkü yazımızda adını andığım filmler arasına, Nuri Bilge Ceylan’ın filmi de katıldı, önceki günkü basın gösteriminden sonra. Ama, bu yıl yarışan pek çok film gibi bu film de, eleştirmenleri böldü. Bir kısmı, Altın Palmiye’yi hak eden bir film olduğunu düşünürken, diğerleri filmi fazla uzun buluyor ve anlatmak istediklerini tam anlatamadığını düşünüyor. Bu işin bir de kumarı olduğunu öğrendik bu yıl. Altın Palmiye’yi kim alır diye bir bahis var ve “Bir Zamanlar Anadolu’da” dünden itibaren birinci sırada yer alıyor. Arkasından da Michael Hazanavicius’un “The Artist”i geliyor. Bize göre de, Ceylan’ın son yapıtı, ilk üçe rahatlıkla girebilecek yetkinlikte.

Devrimden Sonra

Türkiye’de gerçekleşebilecek bir devrimin hayata ve sokağa nasıl yansıyabileceğini, devrimin, sıradan insanların, işçilerin, gençlerin, emeklilerin hayatlarında neleri değiştirebileceğini anlatıyor. Düşlerdeki Türkiye’yi, hep arzulanan ama bir türlü gerçekleştirilemeyen hayalleri anlatıyor. Eğitimin, sağlığın, parayla satılmadığı, paranın aşka tuzaklar kuramadığı, insanların işsizlik korkusu ile yaşamadığı, gençlerin üniforma giydirilip emperyalist örgütlerin hizmetine sokulamadığı bir ülkeyi anlatıyor. Ve hep beraber izlemeye, konuşmaya çağırıyor başka bir Türkiye’yi… Bir kez daha düşünün ya Türkiye’de devrim olursa? Nasıl bir Türkiye olur?

14. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Başladı

.

14. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali bu sene 05 – 12 Mayıs 2011 tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Avrupa Kadın Filmleri Festivalleri Network üyesi, dünyada ve Türkiye’de Film Eleştirmenleri Federasyonu (FIPRESCI) ödülünün verildiği tek Kadın Filmleri Festivali olan Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali bu yıl da Ankara’ya taze ve renkli bir bahar havası getirecek. Uçan Süpürge Onur Ödülleri ve Bilge Olgaç Başarı Ödülleri yine sinemamıza emek vermiş kadınları ve sinema insanlarını görünür kılmaya devam edecek. Festivalde bu yıl Uçan Süpürge Onur Ödülü Türkiye sinemasının unutulmaz oyuncularından Derya Alabora’ya, Bilge Olgaç Başarı Ödülü ise Deniz Türkali ile Handan Kara’ya verilecek.

.

.
.

Gise Memuru / Toll Booth

Türkiye’de henüz örneği yapılmamış, kendi türünü yaratan “Gişe Memuru”, fantastik psikolojik kara komedi olarak gişede memurluk yapan Kenan’ın hayal ile gerçek arasındaki dünyasını anlatıyor.

Kenan, sessiz, insanlarla konuşmaktan çok kendi hayal dünyasına dalmayı seçen, bazen de buna engel olamayan, babasıyla oturan 35 yaşında bir gişe memurudur. Tavşancık gişeler bölgesinde görev yapan Kenan, diğer gişe memurlarından çok daha fazla araba geçirmesiyle ve de işini yaparken bazen kendi kendine konuşmasıyla ünlüdür.

Kenan’ın çocukken annesini kaybetmesinin ardından babasıyla olan ilişkisi gittikçe çözülür ve gerilir. Zaten otomatikleştiği gişesinde, hayal ve gerçek arasındaki çizgi daha da belirsizleşmeye başlar.

Kenan’ın üç kutudan oluşan ev, servis ve gişe arasında sıkışıp kalmış monoton hayatı, yeni atandığı gişelerde değişecektir.

Matar Film yapımı “Gişe Memuru” filmi, bir otomatikleşmeyi anlatırken, bu otomatikleşme filmin dışında da, günümüzde, nakit gişelerinin kaldırılarak gişe memurlarının yerlerini tamamen OGS ve KGS’lere bırakmasıyla gerçek oluyor.

İşçi Filmleri Festivali bu kez ‘doğal direnişle’ geliyor

Bu yıl altıncısı düzenlenecek Uluslararası İşçi Filmleri Festivali için hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. 1–8 Mayıs tarihleri arasında İstanbul, Ankara ve İzmir’de eş zamanlı olarak gerçekleştirilip ardından kent kent Türkiye’yi gezecek festivalin bu yılki teması doğanın yağmalanması ve buna karşı direnişlerle ilgili

Bu yıl altıncısı düzenlenecek Uluslararası İşçi Filmleri Festivali için geri sayım başladı. Festival, 1–8 Mayıs tarihleri arasında İstanbul, İzmir ve Ankara’da eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek. Festival daha sonra geçen yıllarda olduğu gibi kent kent süren ve bütün yıla yayılan uzun bir yolculuğa çıkacak.

Sine-Sen (DİSK), Dev Sağlık-İş (DİSK), Birleşik Metal-İş (DİSK), Hava-İş (TÜRK-İŞ), Petrol-İş (TÜRK-İŞ), Tez Koop-İş (TÜRK-İŞ), Ses (KESK), Türk Tabipleri Birliği, Sendika.Org ve Halkevleri tarafından düzenlenen festival bu yıl doğanın yağmalanması ve buna karşı direnişler üzerine odaklanacak. Festival, ‘Toprağımız, Havamız ve Suyumuz İçin DOĞAL OLARAK DİRENİŞ’ temasıyla düzenlenecek. HES’lerden siyanürlü altın madenciliğine bu alanda çekilmiş yerli ve yabancı filmler festival izleyicisiyle buluşacak. Önümüzdeki günlerde açıklanacak filmler listesinde yerli ve yabancı, kurmaca ve belgesel 50 film bulunuyor.