Bizim Ressamlarımız

Uğur Yılmazer

Uğur Yılmazer
ana logo

  ugurylmzr@gmail.com

 

Bir Ülke Değisirken – Tanzimattan Cumhuriyete Türk Resmi  baslığıyla, 2011 yılında açılan sergi. Türk resim sanatının önemli isimlerinin yer aldığı bu koleksiyon özel yapılan salonunda sürekli teşirde.Yaklaşık 100 eserin yer aldığı sergi ilkleri de bünyesinde barındırıyor.Osman Hamdi Bey imzalı Naile Hanım portresi, Türkiye’de ilk defa   Halil Paşa’nı Paris fuarı’nda 1889’da sergilenen ve Bronz Madalya ile ödüllendirilen Madam X adlı eseri de ilk kez ödül belgesi ile sergileniyor.Bu ressemların yanı sıra Fikret Mualla, Şehzade Abdülmecid Efendi, Süleyman Seyyid, İbrahim Çallı, Hüseyin Avni Lifij ve İzzet Ziya gibi isimlerde sergide yerini alımış.

Bu özel koleksiyon Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan modernleşme sürecini konu alıyor.Bu süreçte ki gelişmeler için öncelikle Osmanlı  batılılaşma döneminde resim eğitimi adına attığı adımları takip ederek başlamak gerek. Osmanlı dönemi  ilk resim dersleri Mühendishane-i Ber-i Hümayun’da daha sonra Mekteb-i Harbiye’de verildi.  19.yüzyılın ilk yarısında Avrupaya resim eğitimi için gönderilen öğrenciler daha sonra Asker ressamlar olarak anıldılar.Burada teknik resim, ışık gölge ve perspektif gibi alanlarla ilgili bilgilerini  geliştirirler.

Osmanlı ressamları özellikle Fransa da etkili olan gerçekçilik akımından etkilenmişlerdir. Bu dönem manzara resimlerinde Barbizon okulu ressamlarının esintilerini görülüyor. Birkaç isme değinecek olursak; Süleyman Seyyid ve Halil paşa da  Fransada aldıkları eğitim sonucu Sanay-i Nefise Mektebi’ne (Mimar sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) büyük katkıları olmuştur. Süleymen Seyyid   perspektif alanında kendini geliştirrmiş , Natürmort resimler yapmıştır. Halil paşa ise bu dönemin İlk izlenimci ressamı olarak bilinir. Aslında tam bir izlenimci olmamıştır öncü sayılır. Fırça vuruşlarıyla ışık etkilerini yakalamış fakat desen ve çizgiden vazgeçmemiştir.

Bu dönem resme büyük katkılarda bulunmuş olan son halife Abdül Mecid efendi resimlerini de burda görmek mümkün osman hamdıolucak. Osmanlı ressamlar cemiyetinin de onursal başkanlığını yapmıştır.Ayrıca Osman Hamdiden ders almıştır. Osman Hamdi bey ise İstanbul Arkeoloji müzesi ve Sanayi Nefise mektebinin kurucusu olması yanında  ilk figürlü resimleri de o yapmıştır.Oryantalist resmin etkisinde kalmış .Batının doğu kurgusunu , resimlerinde farklı olarak ele almış ve bunu akademik üslupta yapmıştır.Resimlerinde kurgulayarak  çeşitli kompozisyonlar oluşturur. Bunun için fotoğraflardan da yararlanmıştır.

Görüldüğü gibi her bir ressam farklı resim teknikleri geliştirmiştir. Böylece yeni gelişmeye başlayan Osmanlı Türk sanatının ilk izleri bırakmışlardır. Bu sanatçıların çoğu çeşitli sergiler açarakta halkın resim beğenisinin oluşmasına katkı sağlamışlardır.

ibrahim çallı

Cumhuriyet dönemi öncesi 1914 kuşağı; İbrahim  Çallı, Namık İsmail, Hüseyin Avni Lifij,Feyhaman Duran, Nazmi Ziya, Hikmet Onat gibi isimler Türk resmine yenilikler getirirler. Bu sanatçılar İstanbul manzara resimleri yanı sıra Cumhuriyet ideolojisine uygun resimlerde yaparlar.Cumhuriyetin ilanı ile birlikte, sanat ve sanatçıyı destekleyecek sivil kurumların bulunmaması nedeniyle sanat devlet himayesine girer. Görsel ideoloji kapsamında devlet kendi ilkelerinin yayılması amacıyla sanatı destekler. Bu dönem resimlerinde  içerik ilk planda yerini alır. Milli mücadele dönemi, kurtuluş savaşı gibi konuları işlenmeye başlanmıştır.Buna ek olarak  Cumhuriyetin ilanı ile birlikte resimlerde kadın imgesi öne çıkar. Biraz da oryantalizme tepki olarak, kadının modernleşmesi serüvenini bu resimlerde görebiliriz.

Sonraki dönemde 1914 kuşağı ressemlarının  öğrencilerinden oluşan Müstakil ressamlar birliği benzer konularda farklı üsluplar deneyerek , İstanbul dışında açtıkları sergilerle resim sanatının yaygınlaşmasına katkı sağlamıştır.

Halife Abdül Mecid  1868-1944

İbrahim Çallı   1882-1960

Şeker Ahmet Paşa 1841-1907

Halil Paşa 1852 1857

Süleyman Seyyid 1842-1913

Osman Hamdi 1842-1910

U.y

Reklamlar

Seyfi Teoman yaşamını yitirdi

.

İstanbul- 16 Nisan’da geçirdiği motorsiklet kazası sonrası beyin kanaması teşhisiyle Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yoğun bakımaalınan yeni Türkiye sinemasının gelecek vaat eden isimlerinden Seyfi Teoman, yaşam mücadelesini kaybetti.

Boğaziçi Üniversitesi’nin ardından Kieslowski’nin de mezun olduğu Polonya’daki ünlü Lodz Film Akademisi’nde yönetmenlik okuyan Teoman ’ın Barış Bıçakçı’nın romanından uyarladığı ‘Bizim Büyük Çaresizliğimiz’, geçen yıl Berlin Film Festivali’nin ana yarışma bölümüne seçilmişti.

Teoman ’ın ilk uzun metrajlı filmi ‘Tatil Kitabı’ da dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nin Forum bölümünde yapmış ve İstanbul Film Festivali’nde en iyi film seçilmişti. Teoman İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale kazanan Emin Alper’in yönettiği ‘Tepenin Ardı’ filminin yapımcılığını üstlenmişti.

.

.

.

Bk

1. Uluslararası İstanbul Sinema Sokak Amatör Tiyatro Festivali kayıtlar başladı

1. Uluslararası İstanbul  Sinema Sokak Amatör Tiyatro Festivali

.

Açıklama, “Hep tiyatro, genç tiyatro” söylemi ile  06 Ağustos 2011  tarihinde başlayacak etkinliğe, İstanbul`da bulunan profesyonel ve amatör tiyatro grupları ile lise ve üniversite tiyatro topluluklarının katılımının beklenmektedir

Etkinliğe İstanbul dışından da başvuruların yapılabilecektir , Sinema sokağın ev sahipliği yapacağı etkinlikte, gençlerin sahnelerdeki varlığına tanık olmayı ve izleyiciyi genç sanatçılar ve sanatçı adaylarıyla buluşturmanın hedeflemaktedir..

Ülkemizde sanata gösterilen ilgi’nin düşük olması ve hızla hayatımıza giren teknoloji’nin biz insanları hızla bizden uzaklaştırmaması, yalnızlaştırmaması ve yozlaştırmaması için inadına SANAT inadına Tiyatro ; Tek dileğimiz ülkemizde Sanat’ın insanları uyarması ve daha daha sorgulayan bir birey haline getirmesidir…

.

.

SANATI SANATLA YAŞAMAK VE AYAĞIMIZ YERE BASARAK TİYATRO YAPMAK TEK HEDEFİMİZ…

.

.

NOT : Bütün tiyatro gruplarına Duyuru tiyatro oyunlarınızın ön bilgilerini , taslanı dergi@sinemasokağı.com adresine göderiniz . Oyunları hazırlamak için ekiplere süre tanınacaktır…

.

.

(  Başvurmak isteyenlerin, başvuru formu için bizimle iletişime geçmesini

bekliyoruz. Ayrıca bizimle iletişim kurabileceğiniz telefon numaraları ve

mail adresi de aşağıda verilmiştir. Son başvuru tarihi 01 Ağustos 2011  )

Başvuruları Sayfamız üzerinden ve dergi@sinemasokak.com ‘dan
yapabilirsiniz

Tel : 0545 521 23 45

.

Hadi Seyirci Kalmayın Sahneye Buyrun 1.Sinema Sokağı Sanat Amatör Tiyatro Festivali ‘ne

.

ETKİNLİKLERE KATILIM ÜÇRETSİZDİR

.

.

.

.

.

Türkiye’de caz

Türkiye’de caz, cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana çok popüler olmadıysa da saygın yerini korudu.

Çok partili döneme girilirken, Türk cazı da kendi ustalarını yetiştiriyordu: Solist Ayten Alpman, kontrbasçı Selçuk Sun, çok büyük bir davulcu Erol Pekcan, Hırant Lusigyan, Suheyl Denizci, İsmet Sıral, Sevinc Tevz…

İstanbul Bebek’te 306 adı altında Türkiye’nin ilk caz kulübü açıldı.

1960’larda Duygu Sağıroğlu ilk caz dergisini çıkarmaya başladı. Aynı yıllarda Okay Temiz, Maffy lakaplı Muvaffak Falay gibi müzisyenler Avrupa’da da kendini gösterdi. Ancak 70’lere doğru caz popüler kültüre yenik düştü.

Türk cazının en sönük yılları olan 70’lerde piyanist Emin Fındıkoğlu, daha sonra Türk popunun duayenlerinden olacak Arto Tunç ve Onno Tunç gibi iki müzisyenle ve Türk cazının devlerinden gitarist Neşet Ruacan ile bir topluluk kurdu. Taksim’deki “Fuaye” ise o yılların tek caz kulübüydü.

1973’ten beri İstanbul Müzik Festivali’nde caza her sene genişleyen bir bölüm ayrılmaktaydı. Bu dönemde Türkiye’yi dünya cazının çok önemli isimleri ziyaret etti: Miles Davis, Chick Corea, Keith Garret, Wyton Marsalis…

1985’te Bilsak’ta Neşet Ruacan ile gitarist Önder Foçan’ın topluluklarının ev sahipliğini yaptıkları ve Emin Fındıkoğlu’nun sanat yönetmenliğini yürüttüğü ilk caz festivali gerçekleşti (Bilsak Caz Festivali). Bu festival, İstanbul’un caz yaşamını 1989’a dek zenginleştirmiş oldu.

Yeni caz kulüpleri birer birer açılmaya başladı ve bu kulüpler yeni müzisyenlerin tanınıp benimsenmesine de olanak verdi.