Kelebeğin Rüyası Fragmanı Özet & Detaylar

Sinema Sokağı Sanat logo

Barış Kekeç
baris@sinemasokak.com

 

.

Özet & Detaylar

Zonguldak’ta yaşayan, iki genç şair Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu, yeni yeni modernleşen bu madenci kentinde memuriyet hayatlarını sürdürürken, bir yandan da sanatla, edebiyatla ve en çok da şiirle iç içe yaşamaktadırlar. Ayakları üzerine yeni kalkan genç sinema sokağıCumhuriyet, bir yandan modernleşme çabasındayken, aynı yıllarda Avrupa’da da çetin bir savaş yaşanmaktadır.

Belediye Başkanı’nın kızı Suzan’ın Zonguldak’a geri gelmesiyle Rüştü ve Muzaffer’in şiire olan inancı daha da artar. Henüz lise öğrencisi olan Suzan, çevrenin istememesine rağmen iki gençle yakın arkadaş olur. Fakat 1940’lı yılların vebası olan verem, iki genç insanın da sağlığını git gide tehdit etmektedir. Rüştü ve Muzaffer’in hem kendi gelecekleri, hem de dünyanın gidişatı hayra alamet değildir…

Yönetmenliğini ve senaristliğini Yılmaz Erdoğan‘ın üstlendiği filmin yapımcılığı yine BKM’ye ait. Çekimler Zonguldak ve İstanbul‘da gerçekleştirilen yapım aynı zamanda Zonguldaklı madencilerin de öyküsüne değiniyor. Oyuncu kadrosunda Erdoğan’ın yanı sıra Mert Fırat, Kıvanç Tatlıtuğ, Belçim Bilgin, Taner Birsel, Ahmet Mümtaz Taylan gibi genç-usta pek çok isim de yer alıyor.

Reklamlar

Bizim Ressamlarımız

Uğur Yılmazer

Uğur Yılmazer
ana logo

  ugurylmzr@gmail.com

 

Bir Ülke Değisirken – Tanzimattan Cumhuriyete Türk Resmi  baslığıyla, 2011 yılında açılan sergi. Türk resim sanatının önemli isimlerinin yer aldığı bu koleksiyon özel yapılan salonunda sürekli teşirde.Yaklaşık 100 eserin yer aldığı sergi ilkleri de bünyesinde barındırıyor.Osman Hamdi Bey imzalı Naile Hanım portresi, Türkiye’de ilk defa   Halil Paşa’nı Paris fuarı’nda 1889’da sergilenen ve Bronz Madalya ile ödüllendirilen Madam X adlı eseri de ilk kez ödül belgesi ile sergileniyor.Bu ressemların yanı sıra Fikret Mualla, Şehzade Abdülmecid Efendi, Süleyman Seyyid, İbrahim Çallı, Hüseyin Avni Lifij ve İzzet Ziya gibi isimlerde sergide yerini alımış.

Bu özel koleksiyon Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan modernleşme sürecini konu alıyor.Bu süreçte ki gelişmeler için öncelikle Osmanlı  batılılaşma döneminde resim eğitimi adına attığı adımları takip ederek başlamak gerek. Osmanlı dönemi  ilk resim dersleri Mühendishane-i Ber-i Hümayun’da daha sonra Mekteb-i Harbiye’de verildi.  19.yüzyılın ilk yarısında Avrupaya resim eğitimi için gönderilen öğrenciler daha sonra Asker ressamlar olarak anıldılar.Burada teknik resim, ışık gölge ve perspektif gibi alanlarla ilgili bilgilerini  geliştirirler.

Osmanlı ressamları özellikle Fransa da etkili olan gerçekçilik akımından etkilenmişlerdir. Bu dönem manzara resimlerinde Barbizon okulu ressamlarının esintilerini görülüyor. Birkaç isme değinecek olursak; Süleyman Seyyid ve Halil paşa da  Fransada aldıkları eğitim sonucu Sanay-i Nefise Mektebi’ne (Mimar sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) büyük katkıları olmuştur. Süleymen Seyyid   perspektif alanında kendini geliştirrmiş , Natürmort resimler yapmıştır. Halil paşa ise bu dönemin İlk izlenimci ressamı olarak bilinir. Aslında tam bir izlenimci olmamıştır öncü sayılır. Fırça vuruşlarıyla ışık etkilerini yakalamış fakat desen ve çizgiden vazgeçmemiştir.

Bu dönem resme büyük katkılarda bulunmuş olan son halife Abdül Mecid efendi resimlerini de burda görmek mümkün osman hamdıolucak. Osmanlı ressamlar cemiyetinin de onursal başkanlığını yapmıştır.Ayrıca Osman Hamdiden ders almıştır. Osman Hamdi bey ise İstanbul Arkeoloji müzesi ve Sanayi Nefise mektebinin kurucusu olması yanında  ilk figürlü resimleri de o yapmıştır.Oryantalist resmin etkisinde kalmış .Batının doğu kurgusunu , resimlerinde farklı olarak ele almış ve bunu akademik üslupta yapmıştır.Resimlerinde kurgulayarak  çeşitli kompozisyonlar oluşturur. Bunun için fotoğraflardan da yararlanmıştır.

Görüldüğü gibi her bir ressam farklı resim teknikleri geliştirmiştir. Böylece yeni gelişmeye başlayan Osmanlı Türk sanatının ilk izleri bırakmışlardır. Bu sanatçıların çoğu çeşitli sergiler açarakta halkın resim beğenisinin oluşmasına katkı sağlamışlardır.

ibrahim çallı

Cumhuriyet dönemi öncesi 1914 kuşağı; İbrahim  Çallı, Namık İsmail, Hüseyin Avni Lifij,Feyhaman Duran, Nazmi Ziya, Hikmet Onat gibi isimler Türk resmine yenilikler getirirler. Bu sanatçılar İstanbul manzara resimleri yanı sıra Cumhuriyet ideolojisine uygun resimlerde yaparlar.Cumhuriyetin ilanı ile birlikte, sanat ve sanatçıyı destekleyecek sivil kurumların bulunmaması nedeniyle sanat devlet himayesine girer. Görsel ideoloji kapsamında devlet kendi ilkelerinin yayılması amacıyla sanatı destekler. Bu dönem resimlerinde  içerik ilk planda yerini alır. Milli mücadele dönemi, kurtuluş savaşı gibi konuları işlenmeye başlanmıştır.Buna ek olarak  Cumhuriyetin ilanı ile birlikte resimlerde kadın imgesi öne çıkar. Biraz da oryantalizme tepki olarak, kadının modernleşmesi serüvenini bu resimlerde görebiliriz.

Sonraki dönemde 1914 kuşağı ressemlarının  öğrencilerinden oluşan Müstakil ressamlar birliği benzer konularda farklı üsluplar deneyerek , İstanbul dışında açtıkları sergilerle resim sanatının yaygınlaşmasına katkı sağlamıştır.

Halife Abdül Mecid  1868-1944

İbrahim Çallı   1882-1960

Şeker Ahmet Paşa 1841-1907

Halil Paşa 1852 1857

Süleyman Seyyid 1842-1913

Osman Hamdi 1842-1910

U.y

KORSAN GAZETECİLİĞİNE SON

– 01 Ekim 2012 Tarihli Deklarasyon-

Türkiye‘nin önde gelen medya grupları nihayet “Korsan gazeteciliğe son” sloganıyla bin bir zahmet, bilgi, emek, zaman ve yaratıcılıkla hazırladıkları haber, yorum, eser ve tüm üretimlerinin ulu orta kaynak belirtilmeden kullanılmasına ‘dur’ deme kararı aldılar. Sinema Sokağı Sanat Gazetesi olarak Star, Akşam, Bugün, Cumhuriyet, Fanatik, Fotomaç, Güneş, Habertürk, Hürriyet, Hürriyet Daily News, Milliyet, Posta, Radikal, Sabah, Takvim, Todays Zaman, Türkiye, Vatan, Yeni Şafak, Zaman “Gazetelerin içeriği sadece gazetelerindir”başlıklı deklarasyona bizler de sevinerek destek vermekteyiz.

Her türlü fikir ürününün çoğunlukla değerini ve karşılığını bulmadığı gibi harcıalem kullanılmasına alışılmış olan ülkemizde geçte olsa böyle bir karar alınması çok sevindiricidir. Artık kaynak gösterilse dahi deklarasyonda ismi olan gazetelerin haber, yorum, köşe yazısı, fotoğraf, karikatür, grafik, çizgi ve sayfa dizaynı gibi materyalleri hiçbir şekilde kullanılamayacaktır. Aksi takdirde fikir ve emek hırsızlığı kapsamında hukuki takipte bulunulacağı da ayrıca duyurulmuştur.

Böylece medyada yeni bir dönemin başlayacağını ön görmek ve kes yapıştır tekniğiyle haber ve yorum yapanların devrinin sonunu ilan etmek için biraz erken olabilir. Bu süreçte alışılagelmiş emek hırsızlarından arınma ve kurtulmanın hemen ve bir kere de olacağına inanmak elbette güçtür. Ancak en azından büyük ve ciddi bir karar alınmıştır. Sonrasında sıkı takip ve ispatın zorluklarına rağmen medyanın varoluşu için devrim niteliğindeki bu deklarasyonun arkasında durmak gelir.

Gazetelerin ekonomik zorluklar altında var olma mücadelesi, gazetecinin ve fikir insanlarının yaşamını kazanabilmesi için korsan gazeteciliğiyle mücadele edilecek olması en azından bu yolda atılan ilk ciddi adımdır. Özellikle internet teknolojisinin sunduğu kolaylıklar sayesinde başkalarının emeği sömürülmekte ve bu haksız yolla hayat bulan birçok internet haber ve yorum sitesi bulunmaktadır. Kendi emeğinin çalıntılarıyla beslenen korsan medyayla rekabet etmek zorunda kalınmaktadır. Üreten, düşünen ve çalışan kurum ve kişilerin sadece ‘kes yapıştır süsle’mantığıyla var olan korsan gazetecilerle yarışmak zorunda kalmasının doğurduğu haksızlığı açıklamak bile çok büyük haksızlıktır.

‘Gazetelerin içeriği sadece gazetelerindir’ başlıklı deklarasyon medyamızda yeni bir dönemin müjdecisi ve en sonunda bilgi, fikir ve emek hırsızlığına karşı getirilmiş ortak bir duruş ve karardır. Karara imza atan, destek veren ve özgün çalışmalarıyla ayakta durmaya çalışan tüm küçük ve büyük medya kuruluş ve çalışanlarına biz de tüm kalbimiz ve gücümüzle naçizane desteklerimizi sunarız.

.

.
Saygılarımızla ;
Sinema Sokağı Sanat Gazetesi Yönetim Kurulu.

.

.