Emek bizim, İstanbul bizim

Beyoğlu bir sinema mezarlığına dönüşürken siz neredeydiniz?

.
Daha önceki yürüyüş ve eylemlerde olduğu gibi yine ailecek gittik Emek yürüyüşüne. Taksim’de toplaşıp beklediğimiz sırada ( Mimarlar Odası’nın pankartını da oğlum Cem’e emanet ederek ) etrafımıza baktık ki, yine eş dost akraba üçgeninin içine düşmüşüz. Bu durum bazen iyi, bazen kötü geliyor bana. Omuz omuza verdiğimiz dostlarla hala aynı yolda yürüyor olmak, mücadeleden vazgeçmemiş olmak duygusu iyi geliyor da örneğin; “bunu dert edinen tek biz miyiz?” sorusunu sormak kötü geliyor. Ama ne yapalım, çaresiz, az da olsak sayıca, “Emek bizim, İstanbul bizim” demeye devam edeceğiz.