Muhteşem Gatsby’nin Modası Geçmez!

 Sinema Sokağı Sanat logo

Şenay Tanrıvermiş
senayt@windowslive.com
Sinema Editörü

 

Muhteşem Gatsby modası sistem değişmedikçe bitmez, hatta daha da moda olur. Bugünün kapitalist dünyasında sürekli daha fazlasını alması, tüketmesi, tüketemese bile yine de yeniden hep daha fazlasına sahip olunması emredilen insanoğlu için konu geçerliliğini sürdürüyor. Yaşam biçimi sahip olmak üzerine kurulan bireyleri, düşün dünyaları ve üretimleri doğrultusunda tanımlamaya kalkmak imkansız görünmektedir. Eski sevgiliyi kazanmanın tek yolu daha zengin olmaktır sadece. Artık bireyler evleri, arabaları, giydikleri marka kıyafetleri, kullandıkları özel eşyaları, değiştirdikleri sevgilileri veya eşleri üzerinden tanımlanırlar.

Yani daha çok, daha lüks ve daha aşırı tüketen daha makbul bireydir. Aynen’Gatsby’nin geçmişindeki boşlukları, eksikleri, kusurları ihtişamla, abartıyla, güçle doldurmaya çalışması gibi günümüz insanı da varoluşunun gereksinim duyduğu sevgi ve duygu açlığını AVM’ler de daha fazla satın alarak sağlamaya çalışır. İşte bu yüzden Fitzgerald’ın romanından daha önce Francis Ford Coppola tarafından sinemaya büyük başarıyla uyarlanan film, 2013 için de son derece günceldir. Üstelik içeriğinde bolca gizem, tehlike, romans, entrika, siyaset ve aşk mevcuttur. Dahası fakir, yakışıklı ama gururlu genç adamla güzel ve zengin kızın aşkı her zaman ilgi görecektir.images

F. Scott Fitzgerald’ın kahramanı karanlık, gizemli, güçlü, yakışıklı, tehlikeli, zengin ve yalnızdır. Üstelik bütün iktidarına karşın savunmasız bir akıl hastası kadar sevdiği kadına takıntılıdır. Gatsby, Daisy’i kendi benliğindeki tüm boşlukları dolduran mucizevi, muhteşem, mükemmel bir tamamlayıcı gibi hisseder. Dolayısıyla Daisy’iyle ilişkisinin gerçekleşmeme ihtimalini kendisinin bitişi olarak algılar. Her şeye sahip olmayı başardığı gibi kaybettiği aşkını da fetişize ettiği herhangi bir meta gibi arzular.

Ancak Daisy’i fetişize edilmiş bir meta gibi değil de imkansız, vazgeçilmez, büyük aşk olarak gördüğünüzde filmi izlemenin hazzı arttıkça artar. Daisy sadece uğrunda her şeyi göze aldığı kara sevdası değildir aslında, ulaşmaya çalıştığı üst sınıf insanların da sembolize edilişidir. Daisy’nin kocası, karısı ve Gatsby arasındaki yasak ve tutkulu aşkı yıkmak için en çok bu sınıf farkına vurgu yapar. ‘Biz farklıyız, sen bizim gibi değilsin’ gibi suçlamalarla Gatsby’nin sağduyusunu kaybetmesini sağlar. Kendini her koşulda kontrol altında tutmayı başaran Gatsby yoksul ve köksüz geçmişi yüzüne vurulduğunda kendini kaybeder. Fakir bir aileden gelmek affedilemez bir kabahat olarak görülür.

Fitzgerald’ın romanında fonda bolca değinilen ırkçılık meselesine, filmde sadece birkaç küçük replikle yer verilebilmiştir. 1920’lerde Amerika’da yaşanan ekonomik krizde bazılarının Amerikan rüyasının, bazılarına kabus olarak yansımasının izleri anlatı içine yedirilmiştir. Büyük reklam panoları altında yaşanan karanlık yaşamlar ve ahlaki çöküş ana hikayenin paralelinde küçücük zaman dilimiyle özetlenebilmiştir.

Baz Luhrmann’ın 3D olarak çektiği film neredeyse Coppola’nın izinde yeni teknolojiyi kullanarak tekrar edilmiştir denilebilir. Aynı semboller, kodlar ve mizansen kullanılarak daha hızlısı, renklisi ve hareketlisi Leonardo DiCaprio, Tobey Maguire, Carey Mulligan ve Joel Edgerton tarafından bir daha canlandırılmıştır. Bunu bir eleştiri olarak algılamak mümkündür ancak Coppola’nın muhteşem Gatsby’si gerçekten öyle muhteşemdir ki kitabın özüne olduğu gibi Coppolo’nın dünyasına sadık kalmak çok doğru bir yol haritası sunmuştur. Gelelim 3D dram-romantik türe uygun mudur sorusuna?

Evet çok farklı görüşlerin her birinin kendi içinde geçerli açıklamaları mevcuttur. Renkler ve zevkler tartışılmaz elbette ama her ne kadar Luhrmann’ın üzerinize yağdırdığı kar sahnelerinden, içinde hissettiğiniz parti salonlarından ve çiçek bahçelerinden mest olmamak imkansız görünse bile uzun vadede içeriği bu denli çok tüketme halinin anlam derinliğini sığlaştırdığı görüşüne katılmamak çok güç.

Netice de bu film kaçırılmayacak kadar her açıdan zengin, doyurucu ve popülerdir. Gatsby’nin modası asla geçmez!

 

Reklamlar

Django Unchained: Zincirsiz

ana logo

Feyza S. demir
fyzsdmr@gmail.com

Bugün 1 Şubat 2013. Yani günlerden Tarantino günü.

MV5BMjIyNTQ5NjQ1OV5BMl5BanBnXkFtZTcwODg1MDU4OA@@._V1_SX214_

Bugün Tarantino tutkunlarının uzun zamandan beri beklediği bir gündü. Çünkü bugün “Django Unchained (2012)” biraz gecikmeli de olsa ülkemizde gösterime girdi. Son filmi “Soysuzlar Çetesi” (Inglorious Basterds) 2009’da vizyona girmişti. Geçen yaklaşık 3 senede biz hala dönüp dönüp “Pulp Fiction”, “Kill Bill”, “Death Proof”, “Reservoir Dogs” ve diğer filmlerini izleyerek Tarantino’yu bekledik. Hiç kuşkumuz yoktu zaten. Yine enfes bir Quentin Tarantino filmi izledik. Üstelik bu kez bir Spagetti Western ile karşımızda. Daha ne olsun?

Tarantino elini hangi konuya atsa, o kendine has kokusunu üzerinde bırakıyor. Amerikan iç savaşından 2 yıl kadar önce Amerika’da geçen bir kölelik hikayesi düşünün ki buram buram Tarantino kokuyor. Ünlü yönetmen elbette bunu Inglorious Basterds’daki gibi yine tarihi kendince kurgulayarak yapıyor. Baş rollerinde Jamie Foxx, Christoph Waltz, Leonardo DiCaprio, Kerry Washington, ve Samuel L. Jackson yer alıyor. Adetttendir, Tarantino’nun kendisi de ufak bir rol alıyor.

Dr. King Schultz (Christoph Waltz) Tarantino’nun insanlarına has o umursamaz tavır içinde bir dişçi. Yani dişçi imiş. Şimdilerde ödül avcılığı yapmakta. Brittle kardeşleri ararken yolu onların eski kölesi Django (Jamie Foxx) ile kesişiyor ve iş bittikten sonra da ayrılmıyorlar. Hikaye burdan sonra zincirlerinden kurtulan Django’nun karsı Broomhilda’yı (Kerry Washington) Calvin Candie’nin (Leonardo DiCaprio) çifliğinden kurtarma sürecini işliyor. Film boyunca bize gerçekten mükemmel müzikler eşlik ediyor. Özellikle açılışda bizi karşılayan, filme adını da veren Luis Bacalov’un efsane şarkısı “Django” film bittikten sonra tekrar tekrar dinleme isteği uyandıran bir parça.

Son olarak, filmde çok ince detaylara yer verilmiş. Tarantino’nun evreninde, Django’nun “mavi” kıyafet seçmesi, yüzyıllarca görünmez hale getirilen, insan olarak dahi görülmeyen siyahilerin, günümüzde “görünür” hale gelebilmek için cafcaflı renklerde giysi giymesine bir atıf niteliğinde. Tabi, konu Tarantino olunca bu tip incelikleri filmin bir çok yerinde saklanmış olarak görmek mümkün.

Bir hafta sonu aktivitesinden çok öte, unutulmayacak bir film izlemek isterseniz, “Zincirsiz” alternatifi olmayan bir film.

İyi seyirler.

Fragman

Sergi Rehberi;Rönesans’ın üç ağır topu İstanbul’da ”THE GREAT MASTERS” sergisi

Uğur  Yılmazer

16.yüzyıl İtalyasının üç önemli sanatçısı Michelangelo, Leonardo,Raphael Rönesans serüveninin kahramanları İstanbul’da buluştu. Vestel ana sponsorluğunda, İtalyan kuratörler Alessandro Vezzosi ve Francesco Buranelli tarafından ,Arter Tasarım ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi işbirliği ile MSGSÜ Tophane‐i Amire Kültür ve Sanat Merkezi, Beş Kubbe Salonu’nda gerçekleşecek sergi Türkiye’de  hayata geçirilecek ilk interaktif (etkileşimci) sergi olma özelliğinede sahip.

Girişte sizi Giancarlo Bontempi karşılar ve verdiği  kısa bilgilerle sergiyi gezerken size eşlik edecektir.Ve buradan medya odasına geçerek ressamlar hakkında üç dakikalık  1*kısa tanıtım  filmi ile genel bilgi sunulur. Tabiki  bu bölümü  geçtikten sonra bilgi ekranlarından  Rönesans dönemi  sosyal sınıflar, heykel,resim ve mimari alanında göz gezdirmek mümkün. Kısacası 16.yüzyıl İtalyası hakkında  genel bilgilere sahip oluyorsunuz.

Özellikle sergiyi gezerken ağırlıkla Leonardo Da Vinci eserlerinin, icat maketlerinin fazla yer kapladığını görüceksiniz .Bu da Alessandro Vezzosi ‘nin bir Da Vinci uzamanı olmasından kaynaklanıyor.Ayrıca  Leonardo’nun doğruğu kasabadaki ‘Museo Ideale Leonardo DaVinci’ müzesinin’ kurucusudur.

Leonardo’nun en çok dikkat çeken projesi 2* Haliç köprüsü oluyor.Bu proje hakında hazırlanmış belgeseli izlemek de mümkün.

Serginin eğlenceli kısmı eserleri  bilgi ekranlarında yüksek çözünürlükte incelemene olanak sağlaması.Leonardo’nun Vitrivius insanı üzerinden anatomi,altın oran  hakkında bilgi alabiliyorsunuz .Bir anlamda Vitrivius insanı ile Leonardo Rönesans mimarlarına yol gösterir.İnsan vücudu ile kozmos arası bağlantı kurarak bunu yapıyor.Ve duvara yerleştirilen Vitrivius ölçüm grafiğinden kendi ölçümlerinizi karşılaştırabilirsiniz. Ayrıca Leonardo’nun 3* Son Akşam yemeği  freskini hem oturup izleyebilirsiniz hemde freski yakından inceleyerek havariler hakkında bilgi edinebilirsiniz.  Sanat yapıtlarının yanında birçok bilimsel çalışmaları ve projeleri var. Sergide Leonardo’nun defterlerini karıştırmak mümkün detaylı çizimlerini görebiliyoruz.

Michalangelo’nun  4*Sistine Şapeli’nin tonoz kısmına 9 bölüm halinde yaptığı freskleri de ayrıntılı bir biçimde incelemek mümkün.Ve bunu Sistine şapeli freskleriyle dekore edilmiş bir ortamda yapmak daha eğitici oluyor.Michelangelo’nun Davut heykelide serginin mekezinde yer alıyor.İlk aklıma gelen tabiki bunu nasıl içeri soktukları sorusu oldu.Yaklaşık beş metre boyutundadır.

Rapheal Atina okulu  eserinde ise Platon,Aristo ,Michelangelo(düşünen figür),Pisagor,İbni rüşd ,Rapheal (İzliyiciye bakan figür) olarak bir çok sanatçı düşünür bir aradadır.

Rapheal Leonardo veMichelangelo’nun etkisinde kalmış bir sanatçı olarak karşımıza çıkar.Michelangelo ve Leonarda  analaşamazlar Leonardo resim heykelden üstündür der.Michelangeloda ona atların ressamı der.Böyle bir atışma söz konusu olsada aşikar olan birbirlerinin başarılarını tetiklediğidir.

Ek olarak sergide Osmanlı minyatürlerinden ve mimarisinden örneklerede yer verilmiş.

*Notlar

1*Film girişinde de Işık hızında zaman yolculuğu yapılacağndan bahsedildiği için söylüyorum gerçekten ışık hızı sanatçılar hakkında  hiç bir bilgi edinilemiyor .Sadece sergiye ısındırılmak istenmiş.Bu durum her hafta Cumartesi günü saat 20.00′da National Geographic Channel’ın katkılarıyla Tophane-i    Amire açık hava sinema alanında dönemle ve 3 büyük ustayla ilgili ücretsiz belgesel gösterimleri  ile telafi edilmiş.

2*Leonardo’nun bu freskinde Yahuda dikkat çeker.Yahuda için model bulmada çok zorlanmamıştır.Şöyle ki bu freskin yapım aşaması uzun sürer baş rahip merak ederek Leonardo’yu gözetlemeye başlar.Leonardo gelip freske uzun uzun bakar ,ara sıra da boyar gider.Baş rahip bu durumu şikayet eder. Leonardo Yahuda için model aradığını söyler.Fakat bulduğunu belirterek baş rahibi model alarak bitirir.

3 *Bu şekilde hayata geçirilen küçük bir köprü Norveç’te Aas yakınında inşa edildi .Zamanında II.Beyazıt’a sunulan bu projenin  hayata geçirilmesi  gündemde fakat 2006 yılından itibaren … Siz düşünün işte… Ama yapılırsada 16.yüzyılda ki Leonardo projesinin turizm bakımından İstanbula getirisi düşünmek lazım…

4*1508-12  yılları arası tek başına çalışarak tamamlar genelde Tevrattan alınmış sahnelere yer verilmiş.

Sergi eleştirisi

Eserlerin ait olduğu dönem hakında bilgi vermesinin yanında serginin görsel algı konusunda eğitici bir yaklaşımı var.Çeşitli örnekler üzerinden perspektif bilgisi sunuyor.Eserlerin seçiminde bu konuya uygun.Siyah dekorlar içinde düzenlenen bölümler de eserlerin yoğunluğu dengeli bir biçimde dağıtılmış.Hem dinlenip hem eserleri inceleyip bilgi alabileceğiniz şekilde çeeşitli mola alanları oluşturulmuş.Vitrin ve sergileme alanları  ve dolaşım alanlarının aydınlığı amaca uygun.

Serginin en önemli özelliği de video ,film ve interaktif sistemlerle desteklenmesidir.Bilgi panoları yerine interaktif bir sistemin kullanılması ayrıca bir eseri bir çok kişinin aynı anda bilgi alabilmesini sağlıyor.

Bir de öneri Madem bu kadar dahil olunuyorsa sergiye ziyaretçilerinde katkıda bulunabileceği ek bilgiler dahil edebileceği  interaktif bir sistem oluşturulabilir.

u.y

Titanic 3D

Tüm Dünya ile Aynı Zamanda, 06 Nisan 2012’de Sinemalarda

.

Paramount Pictures, Twentieth Century Fox ve Lightstorm Entertainment, James Cameron’ın Oscarlı ödüllü filmi Titanic’in 3 Boyutlu versiyonunun yapımına başladılar. Film, geminin batışının 100. yılında izleyici ile buluşacak. Cameron’ın yazıp, yönetip, yapımcılığını yaptığı Titanic tüm zamanların en yüksek hasılat yapan 2. filmi olmuştu. 11 Oscar Ödülü birden kazanan 3 filmden biri olan Titanic’in kazandığı ödüller arasında En İyi Film, En İyi Yönetmen de var ve film aynı zamanda başrol oyuncuları Leonardo Di Caprio ve Kate Winslet’in kariyerlerinin önünü açmıştı.

.

.

..

.