Hükümet Kadın 2 vizyonda! Peki gidenler nasıl buldu ?

Film Özeti

Tek derdi kasabanın çocukları ve kendi çocukları ile ilgilenmek olan Xate, bu kez kendini Midyat seçimlerinde ön saflarda bulacak! Beklenmedik işlere soyunmak zorunda kalan Xate’nin karşısında yine Faruk var!..

 

Reklamlar

Yeryüzü sofrası gökkuşağını aşağı indirdi!

 Sinema Sokağı Sanat logo

Şenay Tanrıvermiş
senayt@windowslive.com
Sinema Editörü

 

Özel Haber..

İnançlı ya da inançsız bu coğrafyada büyüyen insanlar akşamüstü Ramazan ayında yükselen ney sesinden, bazı ezberden bilinen ilahilerden, iftar saatine yakın etrafa yayılan sessiz ve huzurlu bekleyişten nasibini almıştır. Evinde ya da komşusunda iftarı bekleyen birilerine denk gelinmiştir. Tuhaf bir duygu yoğunluğu hiç bilinmeyen hücrelere kadar sinmiştir habersizce. Benzer sofralar aynı tınılarla kurulunca ortak bilinç altıda inceden inceye ortak ve gizli bir ruhu beslemiştir, yapılandırmıştır.

Ne güzel de olmuştur aslında. Çünkü aslında rezidanslara, korumalı sitelere ve çift havuzlu, tenis kortlu toplu konutlara geçilmeden önce komşuda pişmiş ve hep bize de düşmüştür. Komşu komşunun külüne muhtaç olmayı ayıp değil kardeşlik bilmiştir. Olan olmayana ikram ederken hissettirmeden davet vermiş, misafirliğe icabet etmekten gocunmamıştır.

Sonra devir değişmiş ve Çelik’in saçları uzamıştır. Ağaoğulları ata binmiş kılıç kuşanmıştır.Yeryüzü sofrası

Fos Bulut’tan adamlar Yiğit sayılmıştır. Pos bıyıklı pala Remziler arkadan saldırıp kahraman olmuş, terfi etmiştir. Tecavüz ve kadın cinayetleri bir çeşit yaygın spor gibi sokaklarda yapılır olmuştur. İnsanlar daha yüksek, daha geniş, daha derin, daha otoparklı, daha güvenlikli, daha peyzajlı, daha AVM’li, daha spor salonlu ve daha yalnız hayatlara çekilmiştir.

Artık kapı çalıp komşuya gitmek özeline müdahale, mahalle baskısı veya demode hareketlerdir. Bütün trendlerin hızla eskidiği bir anda, güzel bir ağaç kesilmiş ve kan kaybından ölmek üzere olan toplum ruh kazanmış, her tarafından filiz patlatmıştır.

Plazalardan, rezidanslardan, gecekondulardan, apartmanlardan, sitelerden, konaklardan, yalılardan, parklardan, bahçelerden, barakalardan, çadırlardan insanlar fırlamış ve ‘dur’ demiştir. Kesilecek kol, kırılacak kanat, dayanacak yürek ve sabredecek sabır kalmamıştır artık. Yeryüzü sofrası kurulmuş ve paylaşarak çoğalmıştır herkes.

Bir lokma bin çeşide bölünmüş ve bölünmesi beklenen topluluklar sofrada birbirine yer açmış, bütün olmuştur. Tanıdık tanımadık, niyetli niyetsiz, güzel çirkin, zengin fakir, genç yaşlı, kadın erkek yan yana oturup birbirine ekmeği uzatmış, tabağına bir kaşıkta kendi çeşidinden koymuştur.

Genişleyen ve zenginleşen ‘yeryüzü sofrası’ şiir yazar, şarkı söyler, gökyüzünü boyar gibi gökkuşağını caddeye indirmiştir. Taş olan kalpler, çürümüş değerler, yozlaşmış ideolojiler, yaptırımcı zihniyetler bu sofra karşısında ezilmiş, azalmış ve birazcık insanlığı varsa yapanlar mutlaka yaptığından gizli gizli utanmıştır mutlaka. Yıllarca batı özentisi olmakla herkesin birbirini suçladığı memlekette birden bire kaynağı kendi kültüründen fışkıran bastırılmış bir sofra herkesi yan yana getirmiştir.

Sonrası devam etmektedir, edecektir. Bu yazı zaten geçmişe yapılan bir güzelleme asla değildir ancak zorla başkası olmaya zorlanan bir toplumun kendisi olma çabasıdır.

Başkası olma kendin ol Türkiye, böyle çok daha güzelsin..

#direngeziparkı 

#direntürkiye

 

Sinema Sokağı Sanat

 

Yazar : Şenay Tanrıvermiş  
İletişim :
  senayt@windowslive.com

c3b6Yönetmen: Halk

Senarist: Recep Tayip Erdoğan, Halk

Oyuncular : Alkolikler, ayyaşlar, çapulcular, marjineller, barış yanlısı gençler, yürekli kadınlar, özgür ruhlu genç kızlar, çocuklarını seven anneler, demokrasi isteyen kız kardeşler, yeşilci babaanneler, roboskili anneanneler, LGBT’li halalar, feminist ablalar, anti-kapitalist İslamcı yengeler, şakacı üniversiteli kızlar, hayvan sever ev hanımları, anti-militarist iş kadınları, çarşı’dan koca isteyen ev kızları… Yani demokrasi isteyen tüm Türkiyeli kadınlar

BLqy0OPCcAEdp9WTür: Komedi, Macera, Aile, Korku, Gerilim, Suç, Belgesel, Aksiyon, Dram, Aşk, Komedi

Vizyon Tarihi : 28.05.2013

Yapımcı Firma: Bağımsız

Filmin Fragmanı : Çok ama yayınlayacak medya yok. Medya filmin kötü adamlarının propagandasını yapmaktan gerçekleri gösterecek zaman ve yürek bulamıyor.

IMDB Puanı : 10 / 10

Filmin Puanı : 10 /10 – filmin yorumlarını sosyal medyadan okuyabilirsiniz…

Süre : Demokrasi kazanana kadar devam ediyor…

Konusu : Heyecan, entrika, macera, korku, komedi, dram, belgesel, aksiyon, suç ve aşk dolu bir mücadele filmi olan ‘Diren Türkiye’ hiç şüphesiz son 100 yılın en iyi ve sürprizli yapımıdır ve her açıdan göz yaşartıyor. Güzel, yürekli, cesur, mütevazi, aydın, iyi kadınların ve tertemiz, masum, eğitimli, barışçıl, sevgi ve saygı dolu gençlerin gecenin bir vakti etrafları sarılır, çadırları yakılır, gazlanır ve coplanırlar. Aşağılanmaktan, hakaretten, zulümden, haksızlıktan ve baskıdan sıkılan güzel insanlar ‘artık yeter’ der. Filmin kötü adamları gaz sıkar, tazyikli su sıkar, döver, gözaltına alır, işkence yapar, hakaret eder, iftira atar ve olanları haberlere sızdırmazlar. Haberlerde haberler gösterilmez. Sadece iktidar ve yalakalarının program akışları yayınlanır; 24 saat kesintisiz yalan, dolan, uydurma, uyutma, kandırma ve satış programları, promosyonları asla bitmez… Tencere tavalar da çalmaya başlanınca işler karışır ve heyecan doruğa ulaşır her gece.

İzleyici yorumları:

Biberist; Anton Çehov’un muhteşem bir sözü vardır; En tehlikeli insan tipi, az anlayan, çok inanandır. Bu filmin kötülerinin bir kısmı hiç anlamaz ama çok inanır, bazıları anlar ama anlamazlıktan gelir, bazılarının ise ne anlamaya ne inanmaya niyeti hiç yoktur zaten.
Gazlı Prenses: Yedi gazetenin yedi cüceler yayın yönetmenlerinin hepsine birden yediğim gazları buradan çıkararak armağan ediyorum.

Şenay Tanrıvermiş — Sinema Sokağı 

”!f” !n son üç gün kıyağı

Uğur Yılmazer

Sinema Sokağı Sanat logo

 

Uğur Yılmazer
ugurylmzr@gmail.com

.

ifistanbul12-678x1024

Geçte olsa keşfettiğimiz !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali gerçekten çok şey kaçırdığımızı farkettik.14-24 Şubat arasında İstanbul’da Beyoğlu Cinemaximum Fitaş, İstinye Park Cinemaximum, Cinemaximum Budak, 28 Şubat -3 Mart arasında ise Ankara Cinemaximum CEPA ve İzmir’de ise Cinemaximum Forum Bornova izleyicisiyle buluşuyor. Maximum Kart sponsorluğunda Toronto’dan Venedik’e, Sundance’den Cannes’a, dünyanın önemli festivallerinde büyük ilgi görmüş filmlerin Türkiye galaları yapılacak. Bu festival İstanbul, Ankara ve İzmir’in eğlencesine, kültürüne renk katmayı amaçlıyor.
Leos Carax, Miguel Gomes, Jose Rivera, Reha Erdem, Richard Linklater, Hong Sang-soo, Noah Baumbach, Walter Salles, Xavier Dolan gibi önemli yönetmenleri ağırlıyor. Ayrıca 12 yaşını kutlayan !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali Hit Filmleri bu yıl ”Galalar”adı altında Digitürk sponsorluğunda yılın en çok beklenen filmlerini Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşturuyor

!f İlk kıyak olarak Bilet fiyatlarını artırılmadı .

İstanbul’da bilet ücretleri:
Hafta içi Gündüz Gösterimleri: 7 TL
Tam: 14 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)
Öğrenci: 11 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)
“Ev” Bölümü Filmleri: 7 TL
21:30 – 22:00 Seansları: 16 TL

Ankara ve İzmir’de ise bilet ücretleri:Adsız Hafta içi Gündüz Gösterimleri: 7 TL
Tam: 13 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)
Öğrenci: 10,5 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)
“Ev” Bölümü Filmleri: 7 TL
21:30 – 22:00 Seansları: 13 TL

İkinci kıyak olarak da Festivalin İstanbul’daki son üç gününde İstanbul ile eşzamanlı gösterilecek beş film, İstanbul’daki izleyicilerle aynı anda Anadolu’da 26 şehrin yanı sıra Lefkoşa, Gümrü, Erivan, Kudüs ve Ramallah’daki izleyicilere ulaşacak. Bu şehirlerdeki üniversiteler, dernekler, sanat insiyatifleri ve STK’lar örgütlendi ve kurulan bu yeni sinema ağına destek vererek projeyi şehirlerinde organize etmeye gönüllü oldu.

MUBI, !f ² ile ortaklaşa çalışarak seçilen beş filmi, festivalin son üç günü olan 22-23-24 Şubat’ta, internet üzerinden yüksek görüntü kalitesi ile aynı anda tüm ortak şehirlerde izleyicilere ulaşıyor. Film gösterimlerinden sonra yönetmenlerle yapılacak sohbetler internet üzerinden canlı izlenebilecek ve izleyiciler yönetmene soru gönderebilecek.

!f ² 2013: İstanbul’dan Canlı Filmleri
*Biz Birliğiz: Hacktivistlerin Hikâyesi
*Anlattığımız Hikâyeler
*Benim Çocuğum
*Savaş Cadısı
*Öldürme Eylem

!f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 12 yıldır 70.000 kişilik izleyici kitlesiyle kültür sanat hayatına yeni bir soluk getiren, dünyanın her yanından farklı bakışları sinemaseverlerle buluşturan ve düzenlediği partiler, atölyeler ve çeşitli etkinliklerle programını zenginleştiren bir oluşum.
Her yıl İstanbul ‘da, Ankara’da ve İzmir’de Cinemaximum Sinemalarında Şubat ve Mart aylarında izleyicisiyle buluşan festival, filmleri farklı ve güncel temalar altında toplayarak izleyicisine ulaştırıyor.

Açlığa Doymak Fragmanı

..


7 Aralıkta vizyona giren film farklı üç insanın kendi dünyalarında yaşadıklarını yoğun duyguları , kaybettiklerini kazanma yolundaki çabalarını bir noktada birbirleriyle ilişkilendirerek anlatmayı amaçlıyor.Ziya Şaşmaz’ın yönetmenliğini üslendiği ve senaryosunda Mustafa Çevik’in de payı olan filmde Mete HorozoğluAli Sürmeli, Uğur Çınar, Hazar Ergüçlü, Didem Balçın, Hakan Boyav, Musa Uzunlar ve Serkan Ercen gibi isimler oyuncu kadrosunu oluşturuyor.

.

Kendi şarkısından sıkıldı

Şenay Tanrıvermiş

Barış Kekeç
ana logo

 baris@sinemasokak.com

 

psy-gangnam-style

.

Youtube tarihinin en çok izlenen klibinin sahibi Güney Koreli şarkıcı PSY, kendisini fenomene dönüştüren ‘Gangnam Style’ şarkısından sıkıldığını söyledi.

PSY, Singapur’da düzenlenen basın toplantısında bunları söyledi :

Bazen gerçekten de sıkıldığım oluyor, çünkü klipteki dansı öğretmem için çok fazla istek alıyorum. Ama bu şarkı burada basın toplantısı düzenlememi sağlıyor, o nedenle şarkıyı söylemeye devam edeceğim, benim işim bu” dedi.. PSY daha sonra Singapur’da verdiği konserde binlerce hayranını kendisini üne kavuşturan şarkı ve dansıyla coşturdu.

Doğrusunu söylemek gerekirse bizde bıktık….

.

.

.

Son ozanda sazını kenara bıraktı.

Neşet Ertaş vefat etti. Ünlü ozan 74 yaşında İzmir’de yoğun bakımda tutulduğu hastanede yaşamını yitirdi.

.

İZMİR’de özel bir hastanede 15 gündür kanser tedavisi gören Türk halk müziğinin usta sesi Neşet Ertaş, sabah saatlerinde hayatını kaybetti. Sanatçı dün yoğun bakıma kaldırılarak makinaya bağlanmıştı.

Neşet Ertaş Kimdir?

Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesine bağlı Kırtıllar köyünde doğan, ozan ve Halk Müziği sanatçımızdır Babası saz ustası Muharrem Ertaş, annesi Döne Hanım’dır. İlkokula gittiği yıllarda önce keman, sonra da bağlama çalmayı öğrendi Babası ile birlikte yörenin düğünlerinde sazı çalıp türküler söylemeye başladı Etkilendiği tek kişinin babası olduğunu söyleyerek, “Babamla ben aynı ruhun insanlarıyız.” derdi.

.

Allahdan rahmet sevenlerine başsağlığı dileriz….

.

.

Yeşilçam Sinemasında aşk yazı dizisi

Şenay Tanrıvermiş

Yalçın Özgül
ana logo

  yalcinozgul@gmail.com

 

ÇOBAN AŞKI (1957)

Aşklar hiç bitmeyecek devam edecek bu yıl da da. Çobanın, Zeynep’in, Kahpe’nin aşkları hep arka arkaya çevrilecektir 1957 yılı bitmeden. “Çoban Aşkı”, senaryosu filmin yönetmeni Nuri Akıncı’ya (1924-1977) ait olan bu filmde “Bir köy çobanının dramatik aşk öyküsü” anlatılmakta. Görüntü Manasi Filmeridis’in, yapımcı ise usta sinemacı Nevzat Pesen. Neriman Köksal, Aslan Altın, Halide Pişkin baş rollerde. Çoban kimdir bilmem ama, henüz 29 yaşında şuh bir kadın olan güzelliğiyle herkesi büyüleyen Neriman Köksal’a aşık olmamak mümkün mü?. Çekim tarihinde 33 yaşında olan yönetmen Akıncı’nın Köksal’a bakışı nasıldı acaba?.

.

GÜLLÜ FATMA / ZEYNEP’İN AŞKI (1957)

.

Çoban aşık olur da aynı köyden olmasa da başka bir köyden olan (ki adı Güllü Fatma’dır) güzel Zeynep aşık olamaz mı? Zamanın 37 yaşındaki yakışıklı yönetmeni Memduh Ün bu konuyu ele alır ve hemen “Zeynep’in Aşkı” filmini, 1957 de Muharrem Gürses’in senaryosundan yola çıkarak çeker. Hayrettin Işık da kamerasıyla yardım eder bu ikiliye. “Aşkına kavuşamayan ve bu nedenle de acı çeken köylü kızının” dramatik aşk öyküsünü anlatan bu filmde; Saltuk Kaplangı, Muhterem Nur, Memduh Ün, Mehmet Özekit, Alev Gürzap oynamışlar, Yakut Film adına Memduh Ün ile Dr. Arşavir Alyanak da bu filmin yapımcılığını üstlenmişler.
Güzelliği ile dillere destan ağa kızı Zeynep ile, yanlarında çalışan çoban Ömer’in aşk öyküsü. Sonu Zeynep’in ölümü ile biten unutulmaz bir aşk destanı. Özellikle Muhterem Nurun duru, saf güzelliğiyle izlemeye değer bir köy dramı…

.

KAHPENİN AŞKI (1957)
Bu sene karlı dağda başlayan aşk, çobanın aşkından, Zeynep’in aşkına kadar uzandı geldi “Kahpenin Aşkı” na. Kahpelerin de aşkı olmaz mı yani? Önce bu kahpe sözcüğünün anlamını inceleyelim: Türk Dil Kurumu Sözlüğünün 1988 yılı baskısının 2.ci cildinde şunlar yazılıdır. “Kahpe felek=kadere ve talihe küskünlüğü” ifade eder, “Kahpece=kahpeye yaraşır biçimde”, “kahpenin dölü=piç-soysuz”, “kahpelenmek=kahpelik etmek”, “kahpeleşmek=kahpece davranmak”. “Kahpe= Orospu”,

Biz gelelim şimdi konumuz olan “Orospunun Aşkı”na… Pardon “Kahpenin Aşkı”na. Senaryoyu Kemal Tözem amcamız yazmış, Muzaffer Arslan ağabeyimiz de Arslanlar gibi yönetmiş. İnşallah kahpece davrananlar ve kahpelik edenler olmamıştır çekimler boyunca kendisine. 1921 yılında doğup 71 yaşında vefat eden Arslan, bu sene zarfında 15 filme imzasını atmış. Bu on beş filmde, aşklardan Kahpenin Aşkına takmış kafayı, başka aşklar yokmuş gibi. Bir erkeğin hayatını zehir eden kadının hikayesi konu ediliyormuş filmde. Kadın oyunculardan Atlan Karındaş, Fatma Andaç, Neriman Alışık (bunların hangisi orospu “kahpe”, bilgi yok), erkeklerde ise Sadri Alışık, Muzaffer Arslan, Kemal Tözem, Suat Tanır, İbrahim Delideniz, Mümtaz Alpaslan Rol almışlar.

Erol Günaydın yoğun bakımda!

Uzun süredir sağlık sorunları yaşayan Erol Günaydın Kadıköy Acıbadem Hastanesi’nde yoğun bakıma alındı. Akciğer enfeksiyonu tanısıyla tedavi altına alınan Erol Günaydın´ın bilincinin açık olduğu, karbondioksit değerleri yüksek olduğundan yoğun bakımda tutulduğu bildirildi. Acil şifalar dileriz en kısa sürede sağlığına kavuşması dileğiyle…

.

.

Adı Komedi

Türk sineması son dönemde sadece işlediği temalarla değil kullanılan dille de çok konuşuluyor. Özellikle komedi türündeki filmlerde kullanılan dilin küfür içerikli ve argo ağırlıklı olması birçok eleştiriye neden olurken gişede milyonları bulan izleyici kitlesiyle rekor kırmaktan da geri kalmıyor. Her yaştan seyircinin tıklım tıklım doldurduğu bu filmler, “Komedi küfürle aynı şey midir?” veya “Küfürsüz komedi olmaz mı?” tartışmalarını da alevlendiriyor.

Biz komedi filmi yapmayı bilmiyoruz küfür edince komik olduğunu zanneden bazı kişiler tük sinemasını kalitesini bence düşürüyor ama bunu biz istiyoruz galiba bakıyorumda bu tür filmler çok izleyici alıyor bu gidişat kötü . Bunu düzeltmek bizim elimizde bu tür filmlere boykot yapmaklazım herkese bir iş düşüyor aslında gitmeyin bu filmlere sinemamızı bu tür filmlerden  kurtarın…