Yeşilçam Sinemasında aşk yazı dizisi

Şenay Tanrıvermiş

Yalçın Özgül
ana logo

  yalcinozgul@gmail.com

 

ÇOBAN AŞKI (1957)

Aşklar hiç bitmeyecek devam edecek bu yıl da da. Çobanın, Zeynep’in, Kahpe’nin aşkları hep arka arkaya çevrilecektir 1957 yılı bitmeden. “Çoban Aşkı”, senaryosu filmin yönetmeni Nuri Akıncı’ya (1924-1977) ait olan bu filmde “Bir köy çobanının dramatik aşk öyküsü” anlatılmakta. Görüntü Manasi Filmeridis’in, yapımcı ise usta sinemacı Nevzat Pesen. Neriman Köksal, Aslan Altın, Halide Pişkin baş rollerde. Çoban kimdir bilmem ama, henüz 29 yaşında şuh bir kadın olan güzelliğiyle herkesi büyüleyen Neriman Köksal’a aşık olmamak mümkün mü?. Çekim tarihinde 33 yaşında olan yönetmen Akıncı’nın Köksal’a bakışı nasıldı acaba?.

.

GÜLLÜ FATMA / ZEYNEP’İN AŞKI (1957)

.

Çoban aşık olur da aynı köyden olmasa da başka bir köyden olan (ki adı Güllü Fatma’dır) güzel Zeynep aşık olamaz mı? Zamanın 37 yaşındaki yakışıklı yönetmeni Memduh Ün bu konuyu ele alır ve hemen “Zeynep’in Aşkı” filmini, 1957 de Muharrem Gürses’in senaryosundan yola çıkarak çeker. Hayrettin Işık da kamerasıyla yardım eder bu ikiliye. “Aşkına kavuşamayan ve bu nedenle de acı çeken köylü kızının” dramatik aşk öyküsünü anlatan bu filmde; Saltuk Kaplangı, Muhterem Nur, Memduh Ün, Mehmet Özekit, Alev Gürzap oynamışlar, Yakut Film adına Memduh Ün ile Dr. Arşavir Alyanak da bu filmin yapımcılığını üstlenmişler.
Güzelliği ile dillere destan ağa kızı Zeynep ile, yanlarında çalışan çoban Ömer’in aşk öyküsü. Sonu Zeynep’in ölümü ile biten unutulmaz bir aşk destanı. Özellikle Muhterem Nurun duru, saf güzelliğiyle izlemeye değer bir köy dramı…

.

KAHPENİN AŞKI (1957)
Bu sene karlı dağda başlayan aşk, çobanın aşkından, Zeynep’in aşkına kadar uzandı geldi “Kahpenin Aşkı” na. Kahpelerin de aşkı olmaz mı yani? Önce bu kahpe sözcüğünün anlamını inceleyelim: Türk Dil Kurumu Sözlüğünün 1988 yılı baskısının 2.ci cildinde şunlar yazılıdır. “Kahpe felek=kadere ve talihe küskünlüğü” ifade eder, “Kahpece=kahpeye yaraşır biçimde”, “kahpenin dölü=piç-soysuz”, “kahpelenmek=kahpelik etmek”, “kahpeleşmek=kahpece davranmak”. “Kahpe= Orospu”,

Biz gelelim şimdi konumuz olan “Orospunun Aşkı”na… Pardon “Kahpenin Aşkı”na. Senaryoyu Kemal Tözem amcamız yazmış, Muzaffer Arslan ağabeyimiz de Arslanlar gibi yönetmiş. İnşallah kahpece davrananlar ve kahpelik edenler olmamıştır çekimler boyunca kendisine. 1921 yılında doğup 71 yaşında vefat eden Arslan, bu sene zarfında 15 filme imzasını atmış. Bu on beş filmde, aşklardan Kahpenin Aşkına takmış kafayı, başka aşklar yokmuş gibi. Bir erkeğin hayatını zehir eden kadının hikayesi konu ediliyormuş filmde. Kadın oyunculardan Atlan Karındaş, Fatma Andaç, Neriman Alışık (bunların hangisi orospu “kahpe”, bilgi yok), erkeklerde ise Sadri Alışık, Muzaffer Arslan, Kemal Tözem, Suat Tanır, İbrahim Delideniz, Mümtaz Alpaslan Rol almışlar.

Reklamlar

isler karışık Sadri Alisik

.

Elimde indirim raflarından alınmış ama paha biçilemez dört dvd var,Bir Yeşilçam Hatırası serisi…ilki “Sana Layık Değilim”….Bu cümle bile başlı başına Osman ‘ın (Sadri Alışık)bu hikayedeki psikozunu bize tanıtıveriyor.Öyle ki yüreğiniz genişliyor izlerken.

Bu filmde bir taksi şoförünü(Osman) canlandıran Sadri Ağabey otomobil tutkusu , derbederliği , dürüstlüğü ve arabesk naifliğiyle , aciz gururuyla tam bir emekçi taksi şoförü…aciz gurur nasıl oluyor ? demeyin.Sadri Ağabey oynayınca oluyor.

Platonik aşkını(Türkan Şoray) sizin aklınızın alamayacağı kadar fedakar seven bu delikanlı aşkını içine gömecek ve sonunda da onun için girdiği yaşam savaşında galip gelecektir.

“Yeşilçamda hikayeler birbirine benzer , işleniş birbirine benzer.” diyebiliriz ancak Sadri Alışık otomobilini temizlerken bile aykırı bir görüş bildiriyor bu sinemaya.Çünkü onun komediyi kavrayışındaki ustalık öyle soğuk , teknik ve entellektüel bir kavrayış değil.,aksine sıcacık yürekten bir zekanın kavrayışı.

Gülmekten ya da içinizin acısından fark etmiyor ama ; ağlamadan filmi bitirmeniz nerdeyse imkansız.Bence sadece Türk komedisine değil dünya komedisine farklı bir bakış açısı getiriyor bu.Bunun nedeni benim gözlemime göre “Tempo”…”oyun ritmi”….

“Hikaye aksayabilir , JönTürkler bana jön jön kirpik kırpabilir ama ben bu hendeğin üstünden bakın nasıl atlarım” diyor sanki bize bu komedi cambazı….O nedenledir ki indirim raflarından ya da tv kanallarının gece yarısı kuşağından daha fazlasını hak ediyor Sadri Alışık filmleri…çünkü Sadri Ağabey bu…o bir deyim..o bir atasözü…o bir fenomen…

.

Sinem Koyun Muştu