‘İtaatkâr Bedenler’ Galeri Eksen’de açılacak

Azat Yeman, gündelik yaşamın hızlı değişimini sanatıyla işliyor. Paranın hakimiyeti ve makineleşmeyi konu alan ressam, “Tüketiyorum, o halde varım” diyen insanı ele alıyor..

galeri2

RESSAMIN KALEMİNDEN…

Bugün yaşadığımız dünya çok kısa sürede ve hızlı bir şekilde değişim gösterdi. Yaşam her geçen gün daha da değişiyor ve yaşamı algılama biçimimiz de bununla beraber bir kırılma yaşıyor. Nüfus artıyor, şehirleşme hız kesmiyor. Gündelik yaşam hızlandıkça hızlanıyor, paranın hâkimiyeti arttıkça metaya olan arzu artıyor. Rekabet hız kesmeden devam ediyor.

galeri1

Artık daha fazla çalışmak, daha çok kazanmak, hep daha iyi olmak ve daha fazla tüketmek için amansızca yarışıyoruz. İnsanlarla daha az iletişim kuruyor, sokakta, otobüste, iş yerlerinde, okullarda insanlarla göz göze gelmeye bile çekiniyoruz. Özgürlük olarak addettiğimiz iletişim araçları sayesinde daha sınırlanır olduk. 

galeri

Dünyamız kalabalıklaştıkça, bireyler olarak yalnızlaşıyoruz. Yeniçağın insanı bireyselleşmeyi tercih ediyorsa boşuna değil. Bir güven krizi yaşıyoruz. Bir paranoya..

galeri-1

Aslında tam da kalabalıkların içinde en derin yalnızlığı yaşıyoruz..

Reklamlar

Ülkü Yilmaz “Biz Burada Değiliz” isimli sergisi

Sergi :

“Biz Burada Değiliz”, varlık ve varlığın mekânına dair temel bir soruyu kendine çıkış noktası olarak alır, soru şudur: “Ben nerede kendimim?”. Bu ‘basit’ ve bir tarafıyla da gündelik soru, doğrudan resim tarihi ve onunla bağlantılı olarak temsilin tarihiyle de ilgilidir. ‘Artık’ orada olmayana bir biçim veren temsil, çok uzun zaman boyunca, ölümde dahi varlığı ima etme, hatta güvence altına alma gücüne sahipti.

Orta Çağ’da tanrının varlığının ve görkeminin temsiline adanmış olan sanatın, Rönesans’la birlikle kısmen insanın hizmetine sunulması toplumsal olduğu kadar ontolojik de bir olgudur. Her iki dönem de,  varlıktan çok yokluğun imasını taşır: “Tanrı fiziksel olarak burada değilken onu nasıl hatırlayacağım, ya da öldüğümde, yani burada olmadığımda ben nasıl hatırlanacağım.”

Demek ki temsil fikrinin altında kurucu bir varsayım yatmaktadır: Artık burada olmayan şey, tüm mevcudiyet ağırlığıyla bir zamanlar buradaydı. Ya da O, zaten hep buralardaydı.

Ülkü Yılmaz “Biz Burada Değiliz”de, sürrealistlerden izlenimcilere, Marina Abramović, Ana Mendieta, Cindy Sherman gibi performans sanatçılarından varoluşçu düşünürlere kadar geniş bir referans ağında hareket ederken, sürekli olarak varlığına bir köken, bedenine bir cinsiyet, ölümüne bir çare arayan insanın ‘dünya ağrısına’ dokunmaya çalışır.

Burası artık resmin şeyleri sözde oldukları halleriyle temsil etmesinin meşru olup olmadığının tartışıldığı bağlamın ötesinde bir düşüncenin arayışıdır. Ölüm, gölge, kadınlık, beden, varlık, yokluk, kimlik, yüz, özne gibi birbirlerinin içine geçmiş olan temalar temsilin kusursuzlaştığı ya da sorunsallaştığı bir yere bir yere işaret etmez.

Çünkü mesele açıkça temsilin etiğini sorgulamak değil, temsilin koşulu olan varlığı daha radikal bir soruşturmaya tabi tutmaktır.

Melankoliyi, yas çalışmasının hiç bırakılmayıp kaybedilene bağlılığın sürekli hâle getirildiği bir süreç olarak tanımlarsak, melankolik bir yaratım sürecinin sonucu olan “Biz Burada Değiliz”, kaybedilen ve aslında hiçbir zaman sahip olunmamış şeyin kökenselliğine işaret eder:

“Biz Aslında Hiçbir Zaman Burada Olmadık.”

Sergi , 20 – 30 Aralık  tarihleri arasında Pazar günleri hariç Galeri Eksen’de görülebilir.

Galeri Eksen :

”Monetin Bahçesine Joan Miro konuk oluyor”

Şenay Tanrıvermiş

 ana logo

 

Uğur Yılmazer
  ugurylmzr@gmail.com

joan

Sakıp Sabancı Müzesi İspanyol ressam Joan Miro’yu (1893-1983) ağırlamak için harekete geçti. Geride bıraktığımız 2012 yılında yaklaşık iki buçuk ay boyunca Monet’nin eserlerini ziyaretçiyle buluşturan Sabancı müzesi 2013 Şubat ayında benzer şekilde Miro sergisini açmayı planlıyor.

Joan Miro Ferra İspanyol Katalan ressam ayrıca heykeltraştır. Miro, “şiirleri resimleştiren, resimleri şiirleştiren sanatçı olarak” olarak da bilinir. Paris deki ilk dönemlerinde Fovizmin saf parlak renklerini Kübizmin şekilsel özellikleriyle ortaya koymuştur.Bunun yanı sıra erken dönem resimlerinde Cezanne, Van Gogh, Picasso, Mattisse isimlerin etkilerini de barındırmıştır.

la-lecon-de-skijoan-miro-1966            Joan%20Miro,%20The%20Tilled%20%20Field
Paris Artaud, Max Jacob, Tzara gibi isimlerle tanışınca kendisini sürrealist akımın içinde bulur. Artık formlar onun için bir son değildir. Bu yüzden Miro, 1925’de Sürrealistlerin ilk sergisine, bir çok imge ve deformasyona uğrayan şekilleri barındıran resimleriyle katılır.
Miro resimleri biraz Picasso , Dali ve Kandinsky resimlerini hatırlatsa da o çocuksu bakış açısını kaybetmemiştir. Resimlerini yüzlerde gülümseme oluşturan bir anlayışta ele almıştır.

Andre Breton onu şöyle anlatmıştır.
”Kişiliği bebeklik dönemine ait bir evrede duraklamış ve bu sayede kendisini tutarsızlıktan, sıkıcılıktan ve önemsiz hareketlerden korumuş, kendi kanıtlarına bilgece sınırlar koymuş biridir”

Joan%20Miro%206        JOAN%20MIRO%20FERRA%20(3)  dona-i-ocell-joan-miro-1982-barcelona

Ayrıca seramikçi, heykeltraş ve gravür sanatçısı olarak da bilinen Miro, döneminin edebiyatçılarıyla dostluk kurar. Rene Char, Jacques Prevert, Paul Eluard gibi yazın ustalarına esin veren ve birçok yazarın yapıtlarını resimler.

Joan Miro’nun baskı, resim ve heykellerinden oluşan sergisi 3 Mayıs-31 Ağustos 2008 tarihleri arasında Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde yapılmıştı.

rtrtre      Untitled-1

Tophane’den Çin’e yolculuk

Uğur Yılmazer

Uğur Yılmazer
ana logo

  ugurylmzr@gmail.com

 

                 “DUNHUANG’IN RENKLERİ: İpek Yoluna Açılan Büyülü Kapı”

Çin’in Dünya Kültür Mirasları listesindeki Dunhuang Mağaraları Sanatı Avrupada ilk defa sergilenecek.Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, China Arts & Entertainment Group ve Dunhuang Akademisi tarafından düzenlenen sergi , 1987 yılında UNESCO tarafından, Dünya Kültür Mirası listesine dahil edilerek, koruma altına alınmış olan Dunhuang mağaraları (Mogao Taş Mağaraları) sanat eserlerini anlatmayı amaçlıyor. Burada yer alan resim ve heykeller MSGSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde yeniden canlandırılacak. Bunun yanı sıra drama, dans ve akademik konferans gibi etkinlikler düzenlenecek.

Sergi, 15 Kasım 2012- 7 Ocak 2013 tarihleri arasında ziyarete açık olacaktır.

Kısaca Dunhuang;
Dunhuang , Gansu eyaletinin tarihi açıdan önemli bir şehridir. İmparator Han Hanedanı imparatoru Wu tarafından MÖ. 111 yılında kurulan ve kültür merkezi olan bu şehir, ayrıca ticaret yolu üzerinde yer almaktaydı. Yüzyıllar boyu rahipler topladıkları heykelleri Dunhuang’a getirmiş, yolu buradan geçen bir çok gezgin arkalarında duvar resimleri bırakmıştır.

Burada ki mağaraları Mogao Mağaraları adı altında toplayabiliriz. 366 yılında başlayan Mogao Mağaraları’nın sayısı, sonraki genişletilmelerle sürekli artıyordu. 7. yüzyılda hüküm süren Tang hanedanı döneminde ise Mogao’da Buda heykellerinin bulunduğu binden fazla mağara vardı. Bu nedenle Mogao Mağaraları, “Bin Buda Mağarası” da olarak adlandırılır.

Dunhuang Mogao Mağaraları’nın korunma çalışmalarına Çin hükümeti tarafından büyük önem veriliyor. Dünyanın dört yanından Mogao Mağaraları’nı ziyaret eden turistlerin sayısı giderek artıyor. Tarihi eserleri korumak için Çin hükümeti, Mogao Mağaraları’nın karşısındaki Sanwei Dağı eteğinde Dunhuang Sanat Eserleri Sergi Merkezi’ni kurdu. Burada ziyaretçiler için taklit mağaralar oluşturuldu.
Bazı mağaralar kapalı durumda. Duvar resimlerinin bu kültür mirası zarar görüleceği düşünülüyor. Bu bağlamda orjinallerine uygun sanal sergiler düzenleniyor. (Hong kong şehir üniversitesi etkileşimli görüntüleme ve şekillendirme uygulama araştırma ofisi, Dunhuang araştırma enstitüsü ve Hong kong dostları organizasyonu tarafından oluşturulan Hong kong Dunhuang dostları’nın yönetim kurulu başkanı Gabriel Yu tarafından desteklenen ‘’Saf Dünya: Dunhuang Mogao Mağaraları’na girelim sergisi burada açılmıştır. Burada gelişmiş sanal görüntüleme tekniklerini kullanarak, dijital görüntü ve ses efekleriyle üç boyutlu ortamda sergilendi.)
Bu mağaralar Budizm kitaplarının sakladığı mağara keşfedildiği dönemler yağmalanmıştır. İngiltere, Fransa, Rusya, Hindistan, Almanya, Danimarka, İsveç, Kore Cumhuriyeti, Finlandiya ve ABD’de Mogao tarihi eserleri bulunuyor. Bu ülkelerdeki eserlerin sayısı, tümünün üçte ikisini oluşturuyor.

Sergi 5 ana bölüm olarak düzenlenmesi düşünülüyor.

Bölüm I: Mekansal olarak Dunhuang

Dunhuang İpek yolu üzerinde 40 derece kuzey enlemiyle 92 derece doğu boylamında Çin ve Batı kültürlerinin kesiştiği stratejik bir noktadadır. İmparator Han Hanedanı imparatoru Wu tarafından MÖ. 111 yılında kurulan Dunhuang, çok kültürlü bir şehir olarak her zaman önemini korumuştur. Dunhuang mağaraları bölgede; Mogao mağaraları, Batı Bin Buda mağaraları, Yulin mağaraları, Doğu Bin Buda mağaraları ve Subei şehrindeki 812 mağaradan oluşan tüm mağaraları kapsar.

Bölüm II: 1000 Yıl Boyunca Dunhuang

Bu kısım farklı dönemlere ait sanat yapıtlarını sunarak Dunhuang’ın tarihsel değişim ve gelişimini anlatır. Dunhuang mağaraları sadece Çin kültürünü yansıtan bir sanat eseri değil; Yunan, Roma, Budist, Hinduist, Gandhara sanatları ve Orta Asya üslupları gibi Doğu ve Batı kültürlerinin birarada eridiği bir potadır. Sergi, Çinlilerle diğer halklar arasındaki toplumsal, politik, ekonomik, kültürel, bilimsel, teknolojik etkileşimleri göstermek açısından önem taşımaktadır.

Bölüm III: Buda’nın Nirvanası ve Tang Hanedanının Rüyası

Bu bölümde Orta-Tang hanedanlığına ait büyük Nirvana’ya Ulaşan Buda (Mogao mağaraları, 158 nolu mağara, batı duvarı) tasvir edilmektedir.

Bölüm IV: Harikulade Ustalık ve Özgün Görünüm

Bu bölümde farklı tarihsel dönemlere ait ve farklı üsluplara sahip dört Dunhuang mağarası canlandırılmaktadır.

Bölüm V: Etkileşimler

Bu bölümde, seyirciye Dunhuang sanatını daha iyi anlayabilmesi için eğitim kitapçıkları, sanat bulmacaları, fotografik görsel malzemeler, videolar, multimedia gösterileri gibi interaktif olanaklar sunulacaktır.

2012 Türkiye’de Çin yılı kapsamında Mimar Sinan Güzel Sanatlar üniversitesi çeşitli etkinlikler düzenlenecek.

Buradan etkinlik takvimine ulaşabilirsiniz. http://194.27.33.3/Tophane/content.aspx?id=300