Emek Sineması siliniyor mu?

 

file_

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Emek Sineması ile ilgili, “Sinemanın yıkılması söz konusu değil. Bu konuda hassasiyet gösteren vatandaşlarımızı ve aydınlarımızı takdirle karşılıyorum. Ancak sinemayı yok etmek diye bir şey yok.

Başka sinema salonlarının yapılmasından da söz ediliyor. Emek sineması orijinal haliyle yukarı katlara taşınıyor. Biz emek sinemasının içini güçlendiriyoruz. Bu yüzden emek sineması yıkılıyor, yok ediliyor tabirlerini doğru bulmuyorum.” dedi.

 

 

Reklamlar

”!f” !n son üç gün kıyağı

Uğur Yılmazer

Sinema Sokağı Sanat logo

 

Uğur Yılmazer
ugurylmzr@gmail.com

.

ifistanbul12-678x1024

Geçte olsa keşfettiğimiz !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali gerçekten çok şey kaçırdığımızı farkettik.14-24 Şubat arasında İstanbul’da Beyoğlu Cinemaximum Fitaş, İstinye Park Cinemaximum, Cinemaximum Budak, 28 Şubat -3 Mart arasında ise Ankara Cinemaximum CEPA ve İzmir’de ise Cinemaximum Forum Bornova izleyicisiyle buluşuyor. Maximum Kart sponsorluğunda Toronto’dan Venedik’e, Sundance’den Cannes’a, dünyanın önemli festivallerinde büyük ilgi görmüş filmlerin Türkiye galaları yapılacak. Bu festival İstanbul, Ankara ve İzmir’in eğlencesine, kültürüne renk katmayı amaçlıyor.
Leos Carax, Miguel Gomes, Jose Rivera, Reha Erdem, Richard Linklater, Hong Sang-soo, Noah Baumbach, Walter Salles, Xavier Dolan gibi önemli yönetmenleri ağırlıyor. Ayrıca 12 yaşını kutlayan !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali Hit Filmleri bu yıl ”Galalar”adı altında Digitürk sponsorluğunda yılın en çok beklenen filmlerini Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşturuyor

!f İlk kıyak olarak Bilet fiyatlarını artırılmadı .

İstanbul’da bilet ücretleri:
Hafta içi Gündüz Gösterimleri: 7 TL
Tam: 14 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)
Öğrenci: 11 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)
“Ev” Bölümü Filmleri: 7 TL
21:30 – 22:00 Seansları: 16 TL

Ankara ve İzmir’de ise bilet ücretleri:Adsız Hafta içi Gündüz Gösterimleri: 7 TL
Tam: 13 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)
Öğrenci: 10,5 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)
“Ev” Bölümü Filmleri: 7 TL
21:30 – 22:00 Seansları: 13 TL

İkinci kıyak olarak da Festivalin İstanbul’daki son üç gününde İstanbul ile eşzamanlı gösterilecek beş film, İstanbul’daki izleyicilerle aynı anda Anadolu’da 26 şehrin yanı sıra Lefkoşa, Gümrü, Erivan, Kudüs ve Ramallah’daki izleyicilere ulaşacak. Bu şehirlerdeki üniversiteler, dernekler, sanat insiyatifleri ve STK’lar örgütlendi ve kurulan bu yeni sinema ağına destek vererek projeyi şehirlerinde organize etmeye gönüllü oldu.

MUBI, !f ² ile ortaklaşa çalışarak seçilen beş filmi, festivalin son üç günü olan 22-23-24 Şubat’ta, internet üzerinden yüksek görüntü kalitesi ile aynı anda tüm ortak şehirlerde izleyicilere ulaşıyor. Film gösterimlerinden sonra yönetmenlerle yapılacak sohbetler internet üzerinden canlı izlenebilecek ve izleyiciler yönetmene soru gönderebilecek.

!f ² 2013: İstanbul’dan Canlı Filmleri
*Biz Birliğiz: Hacktivistlerin Hikâyesi
*Anlattığımız Hikâyeler
*Benim Çocuğum
*Savaş Cadısı
*Öldürme Eylem

!f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 12 yıldır 70.000 kişilik izleyici kitlesiyle kültür sanat hayatına yeni bir soluk getiren, dünyanın her yanından farklı bakışları sinemaseverlerle buluşturan ve düzenlediği partiler, atölyeler ve çeşitli etkinliklerle programını zenginleştiren bir oluşum.
Her yıl İstanbul ‘da, Ankara’da ve İzmir’de Cinemaximum Sinemalarında Şubat ve Mart aylarında izleyicisiyle buluşan festival, filmleri farklı ve güncel temalar altında toplayarak izleyicisine ulaştırıyor.

Django Unchained: Zincirsiz

ana logo

Feyza S. demir
fyzsdmr@gmail.com

Bugün 1 Şubat 2013. Yani günlerden Tarantino günü.

MV5BMjIyNTQ5NjQ1OV5BMl5BanBnXkFtZTcwODg1MDU4OA@@._V1_SX214_

Bugün Tarantino tutkunlarının uzun zamandan beri beklediği bir gündü. Çünkü bugün “Django Unchained (2012)” biraz gecikmeli de olsa ülkemizde gösterime girdi. Son filmi “Soysuzlar Çetesi” (Inglorious Basterds) 2009’da vizyona girmişti. Geçen yaklaşık 3 senede biz hala dönüp dönüp “Pulp Fiction”, “Kill Bill”, “Death Proof”, “Reservoir Dogs” ve diğer filmlerini izleyerek Tarantino’yu bekledik. Hiç kuşkumuz yoktu zaten. Yine enfes bir Quentin Tarantino filmi izledik. Üstelik bu kez bir Spagetti Western ile karşımızda. Daha ne olsun?

Tarantino elini hangi konuya atsa, o kendine has kokusunu üzerinde bırakıyor. Amerikan iç savaşından 2 yıl kadar önce Amerika’da geçen bir kölelik hikayesi düşünün ki buram buram Tarantino kokuyor. Ünlü yönetmen elbette bunu Inglorious Basterds’daki gibi yine tarihi kendince kurgulayarak yapıyor. Baş rollerinde Jamie Foxx, Christoph Waltz, Leonardo DiCaprio, Kerry Washington, ve Samuel L. Jackson yer alıyor. Adetttendir, Tarantino’nun kendisi de ufak bir rol alıyor.

Dr. King Schultz (Christoph Waltz) Tarantino’nun insanlarına has o umursamaz tavır içinde bir dişçi. Yani dişçi imiş. Şimdilerde ödül avcılığı yapmakta. Brittle kardeşleri ararken yolu onların eski kölesi Django (Jamie Foxx) ile kesişiyor ve iş bittikten sonra da ayrılmıyorlar. Hikaye burdan sonra zincirlerinden kurtulan Django’nun karsı Broomhilda’yı (Kerry Washington) Calvin Candie’nin (Leonardo DiCaprio) çifliğinden kurtarma sürecini işliyor. Film boyunca bize gerçekten mükemmel müzikler eşlik ediyor. Özellikle açılışda bizi karşılayan, filme adını da veren Luis Bacalov’un efsane şarkısı “Django” film bittikten sonra tekrar tekrar dinleme isteği uyandıran bir parça.

Son olarak, filmde çok ince detaylara yer verilmiş. Tarantino’nun evreninde, Django’nun “mavi” kıyafet seçmesi, yüzyıllarca görünmez hale getirilen, insan olarak dahi görülmeyen siyahilerin, günümüzde “görünür” hale gelebilmek için cafcaflı renklerde giysi giymesine bir atıf niteliğinde. Tabi, konu Tarantino olunca bu tip incelikleri filmin bir çok yerinde saklanmış olarak görmek mümkün.

Bir hafta sonu aktivitesinden çok öte, unutulmayacak bir film izlemek isterseniz, “Zincirsiz” alternatifi olmayan bir film.

İyi seyirler.

Fragman

Lawless: Kanunsuzlar

ana logo

Feyza S. demir
fyzsdmr@gmail.com

lawless-banner-poster

Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışmış olan 2012 yapımı “Lawless”ın  yönetmen koltuğunda John Hillcoat, senarist olarak da ünlü müzisyen  Nick Cave’i görüyoruz. Film Birinci Dünya Savaşı sonunda ortaya çıkan ve İkinci Dünya Savaşı’nın nedenlerinden biri olan Büyük Buhran (1929) döneminde yaşamış, üçü de farklı kişilik özelliklerine sahip Bondurant Kardeşler’in gerçek hikayesinden uyarlanmış. “Hayatta kalanlar”dan olduğu için asla ölmeyeceğini düşünen bir adam Forrest Bondurant (Tom Hardy). Bu yüzden korkusuz. “Ama kimse bu dünyadan canlı gitmiyor.”

Bondurant Kardeşler içki yasağının olduğu günlerde, içki kaçakçılığı yaparak hayatlarını kazanmaktadırlar. Ancak en büyük kaçakçı devletin ta kendisidir ve bu yüzden biradelerin hükümetin adamlarıyla (Guy Pearce) yolları kesişir. Hem diğer çetelere hem de polislere karşı çetin bir savaş vermeleri gerekecektir.

lawless

Küçük kardeş Jack (Shia Labeouf) bir gün ünlü  gangster Floyd Banner’ı (Gary Oldman) görür ve bu olay onun için dönüm noktası olur. Artık Forrest’ın ona sunduklarıyla ve küçük kardeş olmakla yetinmeyecektir. Ancak ne Howard (Jason Clarke)  ve Forrest kadar güçlüdür ne de istediklerini almaya yetecek cesareti vardır. Tam da bu yüzden bu hikaye Jack’in hikayesidir. Filmin gizli kahramanı ise benim için Maggie’dir. (Jessica Chastain)

Bir gangster filminin ötesinde kardeşlerin kendi aralarındaki ilişkiyi ve ayakta durma çabalarını anlatan “Kanunsuzlar” suç, şiddet ve dram sevenlerin kesinlikle kaçırmaması gereken, sırf country müzikleri için bile izlenebilecek bir western filmi.