Django Unchained: Zincirsiz

ana logo

Feyza S. demir
fyzsdmr@gmail.com

Bugün 1 Şubat 2013. Yani günlerden Tarantino günü.

MV5BMjIyNTQ5NjQ1OV5BMl5BanBnXkFtZTcwODg1MDU4OA@@._V1_SX214_

Bugün Tarantino tutkunlarının uzun zamandan beri beklediği bir gündü. Çünkü bugün “Django Unchained (2012)” biraz gecikmeli de olsa ülkemizde gösterime girdi. Son filmi “Soysuzlar Çetesi” (Inglorious Basterds) 2009’da vizyona girmişti. Geçen yaklaşık 3 senede biz hala dönüp dönüp “Pulp Fiction”, “Kill Bill”, “Death Proof”, “Reservoir Dogs” ve diğer filmlerini izleyerek Tarantino’yu bekledik. Hiç kuşkumuz yoktu zaten. Yine enfes bir Quentin Tarantino filmi izledik. Üstelik bu kez bir Spagetti Western ile karşımızda. Daha ne olsun?

Tarantino elini hangi konuya atsa, o kendine has kokusunu üzerinde bırakıyor. Amerikan iç savaşından 2 yıl kadar önce Amerika’da geçen bir kölelik hikayesi düşünün ki buram buram Tarantino kokuyor. Ünlü yönetmen elbette bunu Inglorious Basterds’daki gibi yine tarihi kendince kurgulayarak yapıyor. Baş rollerinde Jamie Foxx, Christoph Waltz, Leonardo DiCaprio, Kerry Washington, ve Samuel L. Jackson yer alıyor. Adetttendir, Tarantino’nun kendisi de ufak bir rol alıyor.

Dr. King Schultz (Christoph Waltz) Tarantino’nun insanlarına has o umursamaz tavır içinde bir dişçi. Yani dişçi imiş. Şimdilerde ödül avcılığı yapmakta. Brittle kardeşleri ararken yolu onların eski kölesi Django (Jamie Foxx) ile kesişiyor ve iş bittikten sonra da ayrılmıyorlar. Hikaye burdan sonra zincirlerinden kurtulan Django’nun karsı Broomhilda’yı (Kerry Washington) Calvin Candie’nin (Leonardo DiCaprio) çifliğinden kurtarma sürecini işliyor. Film boyunca bize gerçekten mükemmel müzikler eşlik ediyor. Özellikle açılışda bizi karşılayan, filme adını da veren Luis Bacalov’un efsane şarkısı “Django” film bittikten sonra tekrar tekrar dinleme isteği uyandıran bir parça.

Son olarak, filmde çok ince detaylara yer verilmiş. Tarantino’nun evreninde, Django’nun “mavi” kıyafet seçmesi, yüzyıllarca görünmez hale getirilen, insan olarak dahi görülmeyen siyahilerin, günümüzde “görünür” hale gelebilmek için cafcaflı renklerde giysi giymesine bir atıf niteliğinde. Tabi, konu Tarantino olunca bu tip incelikleri filmin bir çok yerinde saklanmış olarak görmek mümkün.

Bir hafta sonu aktivitesinden çok öte, unutulmayacak bir film izlemek isterseniz, “Zincirsiz” alternatifi olmayan bir film.

İyi seyirler.

Fragman

Reklamlar

Lawless: Kanunsuzlar

ana logo

Feyza S. demir
fyzsdmr@gmail.com

lawless-banner-poster

Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışmış olan 2012 yapımı “Lawless”ın  yönetmen koltuğunda John Hillcoat, senarist olarak da ünlü müzisyen  Nick Cave’i görüyoruz. Film Birinci Dünya Savaşı sonunda ortaya çıkan ve İkinci Dünya Savaşı’nın nedenlerinden biri olan Büyük Buhran (1929) döneminde yaşamış, üçü de farklı kişilik özelliklerine sahip Bondurant Kardeşler’in gerçek hikayesinden uyarlanmış. “Hayatta kalanlar”dan olduğu için asla ölmeyeceğini düşünen bir adam Forrest Bondurant (Tom Hardy). Bu yüzden korkusuz. “Ama kimse bu dünyadan canlı gitmiyor.”

Bondurant Kardeşler içki yasağının olduğu günlerde, içki kaçakçılığı yaparak hayatlarını kazanmaktadırlar. Ancak en büyük kaçakçı devletin ta kendisidir ve bu yüzden biradelerin hükümetin adamlarıyla (Guy Pearce) yolları kesişir. Hem diğer çetelere hem de polislere karşı çetin bir savaş vermeleri gerekecektir.

lawless

Küçük kardeş Jack (Shia Labeouf) bir gün ünlü  gangster Floyd Banner’ı (Gary Oldman) görür ve bu olay onun için dönüm noktası olur. Artık Forrest’ın ona sunduklarıyla ve küçük kardeş olmakla yetinmeyecektir. Ancak ne Howard (Jason Clarke)  ve Forrest kadar güçlüdür ne de istediklerini almaya yetecek cesareti vardır. Tam da bu yüzden bu hikaye Jack’in hikayesidir. Filmin gizli kahramanı ise benim için Maggie’dir. (Jessica Chastain)

Bir gangster filminin ötesinde kardeşlerin kendi aralarındaki ilişkiyi ve ayakta durma çabalarını anlatan “Kanunsuzlar” suç, şiddet ve dram sevenlerin kesinlikle kaçırmaması gereken, sırf country müzikleri için bile izlenebilecek bir western filmi.

True Grit

İZ PEŞİNDE

Son zamanlarda western türündeki yapıtlara ilginin artmasının ardından  senaristlerin bu tür filmlere yönelmesiyle karşımıza güzel yapıtlar çıkıyor.Aslında son 4 yıl içinde western yapıtlarında göze çarpan bir artış olduğını söylebiliriz.

Bu hafta vizyona giren western türü film drama ile güzel kurgulanmış,bunun en büyük avantajı senaryonun  Charles Portis ‘e  ait oluşu… Kitabın güzel yorumlandığını söylemeliyim. Macerası bol,     dezavantajlarından birisi mizah açısından sıkıcı olması ama filmin yıldız kadrosu filmi vasatın üstüne çıkarıyor.

Aslında bu filmin ismi bize yabancı gelmiyor.1969  yılında yine aynı romandan uyarlanan bu filmin diğerinden farkı filmdeki olayların başka biri tarafından akrarılması, filmde 14 yaşındaki kızın babasının katillerini bulmasını anlatıyor.Filmin ikinciye farklı bir türde vizyona girmesine rağmen,film serisi keyfiyle izlenebilir,ilk filmden sonra izleyici sıkmayacak bir film diyebilirim.Yıldız kadrosu ile de göz dolduruyor Jeff  Bridges, Matt Damon, Josh Brolin, Barry Pepper.

YAVUZ UZUN